October 22, 2009

Nothington
Roads, Bridges and Ruins
2009


Üşengeçlik nedeniyle upload edemedim uzun süre bu albümü; kusura bakma Felü. Isındım bu albüme. Hatta ısınmak laf değil; diyebilirim ki en azından 'All In' kadar iyi bir iş çıkarmışlar. Uzun zamandır dinlediğim en melankolik punk rock şarkılarını yaratmışlar. Bol karlı olmasını, utanıyorum ama, içten içe umduğum bir İstanbul kışını bu albümle geçireceğiz gibi görünüyor.

October 03, 2009

Lost In Bazaar
Here We Are, Dropping Our Anchor In Fertile Ground
2009


Bilindik bir hikaye: dinleyecek çok şey var. Allah aşkına, audiogalaxy zamanlarında (1998-99) hangimiz Indian Summer'ın, Moss Icon'ların dahi farkındaydık -varsa yoksa Wu-Tang Clan yahut Pennywise dinlenirdi? Osaka'dan Fort Wayne, Umea'dan Beyrut'a müthiş genişlikte bir coğrafyanın korkunç bir hacme sahip seslerinin neredeyse bütününe şu ve ya bu şekilde ulaşabildiğimiz zamanlarda Salı Pazarı'nın orta yerinde hissedebileceğin bir tür kaybolmuşluğu tecrübe etmeme ihtimali yok. Noisy Sins'in cennete yolculuğunun ardından etrafında oluşan 'hype' bile pek çok şey söylüyor -kafayı yemiş Rus gençlerinin, İstanbul sahnesine tuhaf ilgileri de benzer türden bir işaret. Herneyse; bu muazzam hacmin varlığı fikrini ve onun içeriğini sindirebiliyorsak ne mutlu! Aksi halde müzikçalarlarımızın çöplüğe dönüşmesi tehlikesi her zaman kapıda.

Lost In Bazaar, İstanbul'un mütevazı denilebilecek büyüklükteki punk camiasından son beş senede çıkan işler arasında ışıl ışıl parıldayan bir kayıt yaptı bu sene. 'Here We Are...'ın olgunluğu ve amatörlüğü, tutkusu ve zalimliği az bulunur cinsten. Aylar boyunca o kadar tuhaf yerlerde dinledim ki bu albümü: Moskova-Amsterdam trenleri ve kuzeyin soğuk yaz güneşi altında; İstanbul-İzmir karayolunda gecenin bir vakti arabanın teybinde; bomboş bir kütüphanenin sıra sıra rafları arasında. Alper'in salak ve hunhar davulları güzel sözlerle birleşiyor, kafamı kırıyor yine bu İstanbul akşamında. İndirin, paylaşın anasını satayım.

September 28, 2009


Küçük dostlarım Dead To Me 10 Kasım 2009'da çıkarıyor yeni albümleri African Elephants'ı. İşte şarkı listesi:
  1. X
  2. Modern Muse
  3. Nuthin Runnin Through My Brain
  4. A Day Without a War
  5. Bad Friends
  6. Liebe Liese
  7. Cruel World
  8. Three Chord Strut
  9. California Sun
  10. Fell Right In
  11. I Dare You
  12. Tierra del Fuego
  13. Blue

September 24, 2009

Calculator
Arguments

2008



Son aylarda kafayı taktığım kayıtlardan biri bu. Screamo diye etiteklediysem kaotik, fazla akortsuz/ahenksiz bir şey beklemeyesiniz: Yumuşak emo köprüleri ve dinamik geçişler, bu kaydın temel unsurları. Vokal güçlü sayılır; ses yer yer güzelce çatlayarak düşüyor. Kimi noktalarda grupça bağırışıyorlar -canlarım. FriendsLikePaddles ve Presence, Arguments'ın tepe noktaları.

September 23, 2009

Ramming Speed
Brainwreck
2008


Ramming Speed'i vokali Skulls'ın Bones Brigade sonrası işlerini araştırırken farketmiştim geçen yıl. Zebani gibi bir ekip bu. Brigade'deki punk dozajının azaltımı, vokalin danalaşması ve temponun korunumu yoluyla elde ediyorsunuz Ramming Speed'i. Kemiklere kadar thrash, iliklere kadar punk, kafamı kırarcasına metal bir albüm.
Büyük sermayenin küresel ağalarına yaraşır bir karşılama, ancak işçi sınıfı hareketi ve bu türden bir hareketi tanımlayan dayanışmacı/anti-kapitalist öğelerin toplumda ve özel olarak emekçi sınıflar nezdinde kültürel bir yerleşiklik kazandığı durumlarda mümkün olabilirdi. Söylemeye gerek var mı bilmiyorum: Türkiye ve Kuzey Kürdistan toplumları, böylesi anlamlı bir sınıfsal desteğin ve kök salmışlık halinin devindirici gücünden yoksun bir halde selamlayacak IMF ve Dünya Bankası heyetlerini. Bu damardan akan bir hareketin yokluğunda, bahsi geçen heyetleri 'karşılama' işinin, öz itibarı ile halkçı nitelikte oldukları iddia edilebilecek küçük burjuva muhalif hareketlere kaldığını söyleyebiliyoruz -ne yapalım.

Direnistanbul'un öncülüğünde organize edilen Resistfest, 30 Eylül ve 1 Ekim günlerinde İstiklal Caddesi üzerinde Türkiye Komünist Partisi'nin ofisinin bulunduğu Rumeli Han'daki Haymatlos isimli mekanda gerçekleşecek -barın ismi manidar. Oi Polloi, Malazlar ve Cemiyette Pişiyorum gibi sevimsiz ve harika grupları dinlemek; bizim kız-bizim oğlan biçiminde dayanışmak için hoş bir fırsat.
Annabel
Now That We're Alive
2007


Ohio/Amerika'dan adam çıkmaz, diyenlere inanmayın: Annabel bayağı iyi. Vokallerde olmasa da, gitarlar ve efektlerde kesinlikle shoegaze etkisi var. Bunun haricinde tempo şiftlerini emo yapan öğeler mevcut. Tekrarlar ve genel şarkı yapısının bütününe işlemiş post-punk kırıntıları ile bu kaydın, melodik unsurlar ve xylophone gibi ek enstrümanlar sayesinde indie pop'a yer yer yaklaştığını söylersem; Now That We're Alive'ın karman çorman ve oldukça yetkin sayılabilecek bir iş olduğu iddiasının altını az çok doldurabilmiş olurum sanıyorum.

September 16, 2009

Second
Arkana Bakma
2009


1999-2001 arası İstanbul pop punk patlamasından, sesi güne ulaşan tek tük ekipten biri; o vakitten bu yana uzaktan takip ediyorum. Bir süre sesleri solukları çıkmadı. Bir ara myspace'te süslü grup fotoğraflarını gördüm. Tavır benlik değil; hedefler anlaşılan yüksek -her zaman yüksekti? Fakat hala hoş işler yapmıyor değiller. Belki bir kaç seneye kalmaz -şayet 'hype' yardımcıları olur, zaman lehlerine işlerse koca sahnelerde bile görebilirsiniz. O vakte değin izlemeye devam ediyor olacağım sanırım.

Interpunk'a vermişler bu kayıtlarını -Interpunk'ta Türkiye'den bir grup görmek ilginç oldu-; edindim, dinliyorum da bir aydır falan. Temiz bir iş. Şarkılardan bir kaçı görece eski, bir kaçını ise ilk defa burada dinledim. EP'nin zayıf halkası şarkı#4, zirvesi ise 'Arkana Bakma'. Dönemdaşları gruplar arasından skavari öğeleri barındıran bir kaç gruptan biri olmalarını ise seviyorum -'Balıklı Rum, Balıkçı Ruhum' o damardan bir şarkı.

August 05, 2009

Castevet
I Know What A Lion Is EP
2008


Şu 'org ekibinden çıkan; 2000'ler Amerikan punk'ının önemli bir damarını tanımlamak için kullanılagelen 'sakal-rock' tanımını seviyorum. Genelde bu sakal-rock; kırçıl vokaller, sıklıkla melodik olmaktan uzak punk gitarlar ve biranın kendine has bileşiminden meydana geliyor. Castevet, bir anlamda -pnewsorg'dan Brian'ın dediği gibi sakalcı grup. Vokaller Latterman türünden. Fakat geri kalan öğeler bütünüyle farklı. Castevet; 80'lerin ikinci yarısında, onyıl başı hardcore'unun evrilerek doğurduğu iki akım olan Jawbox çizgisindeki (yer yer math rock'la dirsek teması içinde olan) 'post-hardcore' ile, öncülünün yapısal basitliğini koruyarak duygusal manada çok farklı dünyalara yol alan birinci akım emo'nun ortasında bir yerde duruyor. Çift gitar, düz bir yapı, 90'lar sesinde gitarlar. Nasıl etiketlendireceğimi bilemiyorum. Cap'n Jazz ile Latterman arası bir yer işte. Geçenlerde de ilk uzunçalarları olan 'Summer Fences'i çıkardılar. Biraz daha sindireyim onu; paylaşacağım.
My Heart To Joy
Seasons In Verse
2009


Look Mexico tarzı düttürü Deep Elm gitarları gırtlak yakan, yuva yıkan bir insan sesiyle birleştiğinde böyle muazzam bir albüm ortaya çıkıyor. Etkiler ve öykünmeler bariz; ortaya çıkan iş orjinal. Elmas..

July 22, 2009

12XU, 7 Seconds, A Wilhelm Scream, ANS, Above Them, Algernon Cadwallader, Alligator, Altercation Punk Comedy Tour, American Cheeseburger, Ampere, Anchor Arms, Annabel, Assassinate The Scientist, Assholeparade, Averkiou, Bad Friends, Bangers, Banner Pilot, Battle!, Ben Davis & The Jett$, Bible Children, Blacklist Royals, Bomb the Music Industry!, Brainworms, Bridge and Tunnel, Brothers, Caitlin Rose, Calvinball, Capsule, Cheap Girls, Cheeky, Chillerton, Chronic Youth, Cinemechanica, City of Ships, Clairmel, Cloak/Dagger, Coffee Project, Coffin Dancer, Coliseum, Comadre, Constrictor, Crash Burn Repeat, Crime In Stereo, Cruiserweight, Cutman, Dan Padilla, Daniel Striped Tiger, Dave Dondero, Dead Friends, Dead To Me, Dear Landlord, Deep Sleep, Die Hoffnung, Diet Cokeheads, Dillinger Four, Dirty Tactics, Eric Ayotte, Fiya, Failures' Union, Fellow Project, Field Day, Fleshies, Gatorface, Ghastly City Sleep, Git Some, Giving Chase, Good Luck, Grabass Charlestons, Hard Girls, Hawks and Doves, Hidden Spots, Hometeam, Honest Arrow, Hour of the Wolf, How Dare You, In Defence, In The Red, Iron Chic, Itchy Hearts, Japanther, Jonesin', Junior Battles, Kevin Seconds, Kylesa, Landmines, Lemuria, Less Than Jake, Liquid Limbs, Litany for the Whale, Little Lungs, Living with Lions, Look Mexico, Low Red Land, Madeline, Magrudergrind, Maruta, Mehkago NT, Mike Hale, Monikers, Mose Giganticus, Mouthbreather, Nervous Dogs, New Bruises, Ninja Gun, No Friends, No More, North Lincoln, Nothington, O Pioneers!!!, OK Pilot, Off with Their Heads, Old Growth, Only Thunder, Outbreak, Pezz, Polar Bear Club, Pretty Boy Thorson and the Falling Angels, Protagonist, Psyched to Die, Pulling Teeth, Pygmy Lush, Radon, Red City Radio, Rehasher, Religious as Fuck, Ringers, Ruiner, Russian Circles, Samiam, Savage Brewtality, Scum of the Earth, Shang-a-Lang, Shellshag, Shitstorm, Shook Ones, Sick Sick Birds, Sinaloa, Smalltown, Snacktruck, So Pastel, Spanish Gamble, Static Radio (NJ), Street Eaters, Stressface, Strike Anywhere, Strikeforce Diablo, The Arrivals, The Arteries, The Bomb, The Brokedowns, The Casting Out, The Catalyst, The Copyrights, The Disappeared, The Dopamines, The Emotron, The Flatliners, The Future Virgins, The Ghost, The Max Levin Ensemble, The Measure [SA], The Menzingers, The Ones To Blame, The Riot Before, The Shaking Hands, The Sidekicks, The Takers, The Thumbs, The Tim Version, The Tupolev Ghost, This Bike Is A Pipe Bomb, Thousandaires, Tiltwheel, Tim Barry, Tin Armor, Too Many Daves, Torche, Totally Michael, Towers of Hanoi, Toys That Kill, Trash Talk, Tubers, Underground Railroad to Candyland, Used Kids, Vaginasore Jr., Vena Cava, Vicious Fishes, Virgins, WORLDS, Watson, We Moderns, Whiskey and Co., Wormburner, Worn in Red, Young Livers, Young Widows, Youth Brigade.

--the Fest, nesin ya..

July 19, 2009


25 Temmuz Cumartesi, saat 1500
Kemancı Bar

Gönül isterdi ki Ultimate Blowup, Haossaa, Malazlar ve özellikle sahnede henüz hiç izlemediğim Never Reach Home da çalaydı. Bu line-up ile de nefis bir gün olacağı belli. Distrolar ve Pati Patu Prima Records stand açacak, fanzinler dağıtılacak vesaire. Sık olmuyor böyle günler, bilirsiniz..

June 18, 2009

Pygmy Lush, Turboslut
SPLIT EP
2009


Zor iş; bir günkü setin bir diğer günküne öylesine uymasın ki, biri dünyanın en huzur dolu sonbahar-kış kreasyonu şarkıları ile doluyken, diğerinde ateşi harlayan cinsten spastik hardcore gitarlarıyla yürek parala. İki ucun dönüp kenetlendiği nokta ise, Pygmy Lush'ın yemeğinin daima az yağlı olduğu gerçeği. pg.99'ın ardılı bu eşoğlueşekleri 2007'nin sonuna doğru, Bitter River'ı basmalarının ardında keşfetmiş; aynı albümü blogda paylaşmıştım. Mount Hope ile yükselttikleri çıtanın etrafında bir uğrak noktası bu split. EP'nin diğer yarısını teşkil eden Turboslut'ı ise myspace'lerinden bilirdim -geride bıraktığımız yıl, Pygmyler ile bolca turladılar. Müzikleri pek benlik değil açıkçası; tuhaf, ritmi bozuk garage sesleri, çekilmez bir vokal: Garip bir tamamı-kız grup.

June 17, 2009

Classics of Love
Walking In Shadows EP
2009


Jesse Michaels'ın kırkıncı yaşı ve Operation Ivy'nin dağılmasının yirminci sene-i devriyesinde Classics Of Love'ın ilk kaydı. Özellikle Countdown'da Revolution Summer emocore'unun ve 80'ler başı post-punk furyasının etkileri çok bariz. Keza Time Flies ve Walking in Shadows'da da post-punk gitarları görüyoruz. Diğer parçalar tipik Jesse işleri; bolca Common Rider esintisi var. Senenin merakla beklenen kayıtlarındandı bu; buyrun.

June 06, 2009

Hot Cross
A New Set of Lungs
2001


Post-hardcore, şemsiye işlevi gören bir etiket. Kapsayıcı yüzeyinin genişliği göz önünde bulundurulursa, açıklayıcı ve betimleyici özelliğini büyük ölçüde yitirmiş bir etiket -bu nedenden ötürü bir grubun işini upload ettiğim zaman, bloga gönderdiğim girdinin etiketler kısmında bu tanımı kullanıyorsam, ancak genel bir izlenim vermesi amacıyladır. Girdinin içeriği, bu tanımı özelleştirerek kayıttan beklentiyi daha belirgin ve somut kılma amacıyla zenginleştirilir. Post-hardcore şemsiyesinin altına üşüştüğü fikri genel kabul gören müzik gruplarının pek çoğunun, çıkardıkları sesler bakımından birbirleriyle ancak 'uzaktan akrabalık' türünden bir ilişki içinde olduklarını söyleyebiliriz. Hüsker Dü, Jawbox, Glassjaw ve Funeral Diner'ın teğellendiği ortak noktalar, bu şemsiyeyi dik tutan sacayaklarıdır.

İki binlerin ilk on yılı boyunca 'post-hardcore'un, bünyeinde önemli yoğunlukta ses akışı olan damarlarından birini tanımlayan; bu on yıla damgasını vuran devasa cüsseli grup Hot Cross'un ruhuna -şimdilik fatiha. Kendilerinin, hacmi düzenli biçimde genişlese de bu on yılın ana akım haline gelebilmiş türlerinin alıcı kitlesiyle kıyaslandığında mütevazı bir büyüklükte kaldığını iddia edebileceğimiz bir çevre dışında tanınmalarının bir nedeni, davulcuları Greg'in Interpol'un kurucu üyelerinden biri olduğunun öğrenilmesi oldu. Sanırım bu Hot Cross'a dair en ufak ayrıntı. Buna ek olarak Greg'in aynı zamanda Level Plane'in kurucusu olduğu ve şirketi halen kendisinin yönettiğini söyleyebiliriz mesela.

Bu ilk kayıtları, A New Set of Lungs, çağdaş bir klasik oldu. Billy'nin vokallerinin gücü, titreyen bassın yer yer incecik bir ip üzerinde sürekli zıplayıveren dinamiklikte & yer yer ve birden geçişlerle öncüllerinin mirasına yakışır bir yoğunluğa kayan bir gitarla birlikteliğinin meyvesi bu mini albümü, grubun güzel hatırası namına paylaşıyorum.

May 29, 2009

Dominic, The Third Memory
SPLIT 12''
2009


Norveç'in sağlam gruplarından Dominic ve Avrupa'nın en güzel seslerinden bazılarını basan Denovali'nin bu seneki çarpıcı kayıtlarından biri. 'End of Man'e geliniz; bilindik bir hardcore-emo formülü uygulanmış, çok da nefis bir şarkı olmuş. JoeCole'a selam, yola devam..

May 21, 2009

Far Apart
Hazel 7''
1997


İsveç'in ölü gruplar mezarlığında unutulmuş bir elmastır Far Apart. Üç şarkılık bu kısacık kayıtları, 90'ların ortasının bütün belli başlı hardcore-sonrası akımlarının etkilerini öylesine güzel bir biçimde biraraya getirmiştir ki, dinlediğimde şaşırmadan edememiştim. Müthiş bir olgunlukta çalınmış üç şarkı. Overdrive'da çok net Jawbox/Fugazi dinliyorsunuz. Dartmouth güzel bir Drive Like Jehu şarkısı. Hazel ise gerçek bir pop-emo klasiği. Bu blogda indirmenizi tavsiye edebileceğim tek kayıt varsa; o da budur.

May 17, 2009

Malady
Malady
2004


Malady'i dinlediğim ilk vakitler -2005'e tekabül ediyor; yüreğim bu albümün gücüyle nasıl da kolay ezilirdi. Bu topraklar için tipik olmayan, ancak bütünüyle atipik sayılamayacak kadar yaygın türden bir küçük burjuva kültürel formasyon, benim, Malady'nin ürettiği türden seslere açık, ve açık olduğu ölçüde kuşkucu bir yaklaşım türetmeme olanak verdi. Malady'nin bu ilk ve tek kaydını bir kaç sene sonra, bugün, yeniden dinlediğimde, ilk izlenimlerim ve bu yoğun müziğin üzerimde üç-dört sene önce uyandırdığı hakim hissiyatın nasıl bir dönüşüme uğramış olduğunu farkına varmam çarpıcı sayılabilecek bir tecrübe idi. Aradan geçen süre dahilinde, yorumlayışımın; sanat ve özellikle müzik hususunda, 'öğrenim'le elde edilen ve dolaysız tecrübe pratiğiyle girdiği etkileşim esnasında gerçeğin algılanışını köklü bir yeniden organize etme faaliyetine tabi tutan bilginin birikimsel çoğalışının etkisiyle dönüşüme uğradığını -dönüşümün durmaksızın devam ettiğini söyleyebilirim. Yakıcılığını kanarcasına hissettiğim onca ses, bir zamanlar ifade ettikleri pek çok şeye denk düşmez olmuş. Bireysel acının; birebir maruz kaldığın oranda gerçek ve fizikselliğinden kaynaklanan bireysel niteliğinin dolaysız biçimde eksik/aldatıcı (yine de gerçek) -acının denk düştüğü toplumsal gerçekliğe vurgu yapılmadan sunumu, beni rahatsız etmese de, bu türden bir sunumun gerçekleştirildiği esere önemli ölçüde kayıtsız kalmama yol açmaya başlamış. Malady'nin bu albümü hala çok güzel. Tek bir 'hafif' şarkı yok; hepsi kaya gibi, buldozer gibi. Ve benim yüreğim, acının betimlenimi yoluyla en az eskiden olduğu kadar ezilebiliyor. Tek değişen, acının kimin acısı olduğu ve bunun sunum metodu konularında göreli olarak hassaslaşmış olmam.
Gray Matter
Thog
1992


1992'nin dokusunu 80'lerin ilk yarısının DC punk sahnesinden gelen damar ve şehrin 85 Devrim Yazı'nın sesiyle birleştirince ortaya Thog çıkıyor. Esasen '84 çıkışlı Food For Thought albümleri, Thog'dan çok daha sağlamdır ama bu '92 işinin içine işlemiş sentezin ilgi çekici kimyasından ve pop duyarlılığından yoksundur. Dischord diskografisinin pek tutmadığım bir döneminin en dinlenesi albümlerindendir Thog..
Bibio
Vignetting The Compost
2009


Vignetting The Compost, muadili albümlerin hevesle tekrarladıkları bir pratiği; müziğini gök mavisini perdeleyen bulutların ardından yollayarak atmosfere gizem ve merak katma işini yapmak için uğraşmadığı anlarda daha mütevazı, daha güzel. Yatağının üstüne oturuverip çaldığın gitarınla hayal edebileyim ben seni. Güneşin doğma zorunluluğunu bana mucizevi bir hadiseymişcesine sunma; büyülenmeyeyim onun heybetiyle. Gelen günün bir ruhu ve aklı olmadığını; tarihi, verilenin biçtiği sınırlar içinde benim ve bizim yazdığımızı hatırlat müziğinle bana. Bunun aksi için uğraşmadığın vakitlerde daha güzelsin; görünümün daha olduğun gibi, sözlerin sahici.

May 09, 2009

Rollkicker Laydown
7''
1993


1980'lerin ikinci yarısından iki binlere taşınan, Jawbox ve Burning Airlines damarından post-hardcore'un ve J Robbins'in müzisyenliğinin Government Issue sonrası ilk döneminin kısacık bir özeti niteliğinde bir yedi inçliktir Rollkicker Laydown'ın 1993'te basılmış bu tek işi. İki şarkı da müthiş güçlü; davuldaki Moffet ve Robbins'in bası yer yer adam dövüyor.
Osker
Idle Will Kill
2001


Osker diskografisinin ikinci ve son albümü. Devon'ın on sekiz yaşındaki sesinin üzerinden neredeyse on sene geçmiş -kendisi de otuzuna geliyor. Ben on sekizimde -tıpkı pek çoğumuz gibi, olduğumun olabildiğine fazlasını göstermeye çalışırken Osker'in bu sahiciliği ve olduğunun bizzat kendisi biçiminde görünme hali, benim bu albümü esas sevme nedenimdir. A-tarafındaki muhteşem şarkılar da cabası.
Lipona
Pigeonholed EP
2009


Geçtiğimiz senenin flaş albümlerinden 'Atlas'ı çıkarmalarının kırkı çıkmadan; hacimce küçük, yüreği kocaman bir işle karşımızdalar. İçine dahil oldukları sahnenin sığ fikirlerle örülmüş muhafazakarlığı ile kör radikalliği arasında güzel bir yerdeler. Anlatacaklarını ucundan başından kırparak gitarlara uydurmaya çalışmıyorlar -bir anlamda 2001 sonrası Propagandhi'ye benziyorlar bu yönleriyle. Ve anlatacaklarına dikkat; belki çok yeni şeyler söylemiyorlar fakat alışılagelmiş anlatma biçimlerinin dışına çıktıkları kesin. Lipona'nın, geride bırakıyor olduğumuz on müzik yılının saygı duyulası işlerinden birini yarattığını rahatlıkla söyleyebiliyorum.

April 19, 2009

Embassy
Eight Songs (LP)
1995


'90ların ortasının yeraltı ve sakat emo dünyasından kayıp, asla CD'ye basılmamış bir kayıt. Embassy'nin ağlak, düşmeye meyilli gitarları ve Jeff'in gırtlak yakan sesi dönemin güzel bir özeti aslında.
Faunts
High Expectations/Low Results
2005


download

İçinde bulunduğumuz senenin güzel albümlerinden Feel.Love.Thinking.Of'u çıkaran Faunts'ın ilk işi. Böyle cennetin kapısına yapılan yolculuk kıvamında hisler veren albümlerden esasen çok var. Mesele böyle albümleri değerlendirmeye geldiğinde referans aralığım kayboluyor; albümü güzel yahut kötü yapanın ne olduğunu belirlemekte güçlük çekiyorum. Aslına bakılırsa, bu ayarda bir albümü sevmemem için pek bir neden bulunmuyor: Tek ihtiyacım olan biraz kafa berraklığı. Sonra verin reverb'ü, donuk ve uçucu tonları, olsun sana benim için mis gibi atmosferik bir albüm.

Herneyse, bu durumda da albümü muadillerinden farklı kılan, kuzey ışıklarının altında yayılarak dağılan vokaller değil. Albümü güzel ve blogda paylaşmaya değer bulmamı sağlayan unsur, bahsi geçen uçucu vokallerin, şarkıları yer yer epik hale getiren güçlü ve orta tempo davul ritmleriyle birliği. Albümde bahsettiğim şeyin gerçekleştiği bir kaç şarkı var -Instantly Loved, Will You Tell Me Then; çok güzel. Memories of Places We've Never Been ise hakiki bir kalp kırıcı.

April 18, 2009

North Lincoln
Truth Is A Menace
2004


download

Hazır gelecek hafta ikinci albümleri çıkıyorken, North Lincoln'ı, kendisini tanımayanlarla tanıştırayım istiyorum. Yürekten, düz ve melodik bira punk'ı yapıyorlar. No Idea Records'ın aktif grupları arasında en tuttuklarımdan biri. Truth Is A Menace, yarısı 1999'dan bu yana kaydettikleri ve bir dolu split kayıt ve EP'de hal-i hazırda yayımlamış oldukları şarkılardan oluşan ilk albümleri. Brian'ın kimi şarkılarda müthiş bassline'lar yarattığını görüyoruz. Benim favorim, albüm kapanışına doğru giren 'Sixes'. Albümün sürpriz yumurtası da Smiths'den Jeane cover'ı. Velhasıl kayıt orta şeker; sözler de yer yer güzel. Yeni albümlerini bekliyorum.
Garrison
The Model EP
2002


download

Kökünü 90'ların ilk yarısından alan ve iki binli yılların ilk bir kaç senelik döneminde son nefesini vererek müzik tarihinin dipsiz kuyusuna yollanan bir akımın; orta tempoya düşen hardcore gitarların ikinci nesil emo ile buluşmasından yeşeren bir dalganın son meyvelerinden. Rival Schools'un aynı dönemde çıkan United By Fate'i ile aynı aileden bir kayıt.

April 12, 2009

Pour Habit
Suiticide
2007


Geçenlerde Fat Wreck'e geçtiklerini duymasam, gruptan ve bu albümden haberim olmayacaktı. Bir kaç aydır dinliyorum Suiticide'ı ve şaşırmadan edemiyorum: -prodüksiyonu bu kadar mı güzel olur bir albümün? Double kick trikleriyle bezenmiş bu muhteşem iş, serseri mayın bir arabayla yokuş aşağı itiyor: Suiticide, gerçek bir davul ve bas ziyafeti. 90'lardan kopan melodiler, hız ve teknik biraraya gelmiş. Hell Bent'in ilk otuz saniyesinde thrash şöleni var. Eğlenceli şarkı sözleri, güneşin altında tekila, gençlik rüyası ve Zion'da rastafaray rüzgarı.
The Casting Out
Go Crazy! Throw Fireworks!
2008


download

boysetsfire'ın sesi Nathan ve gitardan Josh, The Casting Out ismi altında biraraya geldi ve geçtiğimiz senenin ikinci yarısında muhteşem bir albüm çıkardı. BSF'nin işleri ile hiç bir alakası olduğunu söyleyemem; pop punk tınılarından süratli ve sert ritmlerle dolu yakalayıcı gitarlara uzanan oldukça sağlam bir punk albümü olmuş Go Crazy. Gerçi yalnızca Nathan Gray'in sesi bile dinlenebilir kılardı sanırım. Bir deniz kıyısında yahut kuru bir şehrin nemsiz ve ayazlı gecelerinde, aklında o çocuğun kokusu varken, o kızın hatırası beynini yerken dinleyeceğin şarkılar var. Yaz gelmeden dinle; çünkü çekilmez vakitler yaklaşıyor..

March 26, 2009

"Vakti zamanında ülkenin birinde bir padişah varmış. Marifetleri olan kullarının marifetlerini görmeyi ve eğer beğenirse onları ödüllendirmeyi pek severmiş. Bu padişahın ülkesindeki kullarından biri de, kırk yıl boyunca, kırk adım öteye koyduğu bir çuvaldızın deliğinden kırk adımdan kırk dikiş iğnesini geçirmekle uğraşmış. Sonunda bu işte iyice ustalaştığına kani olduktan sonra, padişahın huzuruna çıkmış ve marifetini göstermek istediğini söylemiş. Padişahın huzurunda kırk adım öteye koyduğu çuvaldızın deliğinden kırk dikiş iğnesini kırk atışta geçirmiş. Herkesin hayret ve takdir dolu bakışları arasında padişahın huzurunda yerlere kadar eğilerek ödülünü beklemiş. Padişah "bu kuluma önce kırk altın verin sonra da kırk sopa vurun" demiş. Bizim çuvaldız deliğinden ve de kırk adımdan dikiş iğnesi geçirme ustası, "hünkarım, kulunuz, bu kırk altını anladı da niye kırk sopa da vurdurursunuz, yaptığım iyi ise ve onu altınla ödüllendiriyorsanız bu sopa nedir?" diye sormuş. Padişah da, "kırk altın, yaptığın zor işin karşılığıdır demiş. Bu kırk sopaya gelince, bunca emek, bunca çaba ne sana, ne insanlığa zerrece yararı olmayan bu iş için harcadıklarınadır. Be adam, bunca sabır bunca emeği işe yarar bir iş için kullansaydın ya" demiş."

Propagandhi'nin durumu da biraz böyle işte..

February 10, 2009


Bereketli bir ay. Thursday - Common Existence, Propagandhi - Supporting Caste ve Trail of Dead - The Century of Self.. Hangi birine vakit ayıracağımı bilemiyorum.

January 31, 2009

Çeşitli Sanatçılar
Sonbahar Film Müzikleri
2009


Gel oğul gel
Sana kurban olayım oğul
Gel oğlum Yusufum gel

Sonbahar geçti de, kış mı geldi oğul
On yıl bir delikte kaldın da oğul
Yüreğin mi çürüdü oğul
Benim Yusufum, oğlum

Yüreğine kurban olayım oğul
Gel oğlum Yusufum gel

Büyük derdin vardı da oğul
Bana söyleyemedin mi oğul
Gel oğlum Yusufum gel
Benim Yusufum, oğlum

Bembeyaz alnına ve uzun burnuna oğul
Kurban olayım ben oğlum
Gel oğlum Yusufum gel

Senin için bahar olmadığını biliyordun da oğul
O yüzden mi kışın yaylaya çıktın oğul
Gel oğlum Yusufum gel
Benim Yusufum, oğlum

January 30, 2009

Cut The Shit
Harmed and Dangerous
2003


Yaşam; iradi müdahaleye başvurulmadığı takdirde, görünen ve verilene razı olduğumuz bir mücadele alanı. Ben de, kendimi sıklıkla bu müdahaleyi gerçekleştirmekten aciz bir ruh hali içinde bulurum. Güçsüz, yalnız ve görünenden ötesini keşfetmeye mecali kalmamış bir insan. Hastalıklı bir biçimde 'bireyselliğin' ve bu doğrultuda 'kendi dertlerinin' kıskacında bir yürek. Türlü itkiler, yüzeyin altına dalmam konusunda beni itekler durur. Birbirlerinden koparılamayacak olan politik, insani ve ahlaki sorumlulukların bilinci yorgun bedenimi motive eder; kendi bedenimin ötesindeki bedenleri kurtararak kendimi kurtarma yükümlülüğünün bilinci her gün tepemde kılıç misali sallanır durur: Benim için bu bilinci yoksaymanın sonuçlarından biri, 'tamamlanmamış', esir bir bedenin 'farkında' bir vaziyette tadılan acılı ölümü ise bir diğeri de farkına varmış olma halinin konfora yönelik eğilimlerle bastırılarak mutluluğu aşağılık biçimde 'gerçek olmayan' ihtiyaçların tatmininde aramaktır; ne mutlu ve ne yazık, ikisi de değişik formlarda dahi olsa ölümdür ve ben ölmek istemiyorum.

Benim, hızlı ve thrashçil punk'a duyduğum yürek yakınlığının kökü bu maddi temelde yatar. Düşük motivasyonun ufuksuzluğunu aşmak için bu kaynaktan güç alırım. Esas dilimin İngilizce olmamasının faydalarından biri de burada: Şarkı sözlerine sıklıkla hakim unsurlar olan anarşistçe otorite karşıtlığının sevimsizliği ve scene sataşmalarının yersizliğini yoksayabilirim. Sözleri okumadığım yahut bildiğim halde yoksaydığım müddetçe biçim ve içeriğin ayrılmaz bütünlüğünü yararak forma odaklanabilirim. Formun, atıllığı canice katleden kararlılığından, gerekli gördüğüm müdahaleyi gerçekleştirmek adına ilham alabilirim.

Cut The Shit'in Harmed and Dangerous'ı '00li yılların Amerikan hardcore punk'ı söz konusu olduğunda, zamanla unutulmuş klasiklerden biri haline geleceğini düşündüğüm bir albüm. Boston-New York kırması bu albüm, döneminin skate/thrashcore altında sıralayabileceğimiz muadillerinin yanında üzerine bulanmış kir ve toz nedeniyle ışıl ışıl parlıyor. Sözlerden fazla bir şey beklemeyelim; gündelik olanın eleştirisi, Boston camiasına sokuşturmalar vs. Suratıma fırlatılan bu sözleri kriptik dizelere yine de tercih etmez miyim? Ederim.

Ben, on sekiz şarkının döndüğü on sekiz dakika boyunca içe döndüm ve güç topladım. Şimdi sıra dışa yönelip müdahale etmekte..

January 29, 2009

Owen
I Do Perceive.
2001


Kinsella kardeşlerden Mike'ın geniş diskografisinin büyük kısmına hakim değilim, fakat Tim'in sevmediğim bir kaydı yoktur diyebilirim. Her ikisinin de söz yazma hususunda olağandışı bir becerileri olduğunu düşünmüyorum fakat Cap'n Jazz kökünden doğarak yeşeren ağacın, 90'ların ikinci yarısında ikinci dalga emo'dan math rock ve yumuşak tınılı gitar pop'una kadar uzanan bir skalaya yayılan güçlü bir geleneği temsil ettiğini söyleyebilirim. Timmy'nin Owen mahlası altında çıkardığı bu ikinci albüm de, American Football'un kaydedilmiş iki işinin izinden gidiyor. İlk albümün geneline hakim olan donukluğun yerinde, biraz daha parmak şıklatmaya sevkedecek bir tempo ve akışkanlık var. Her ne kadar ilk albüm, Owen diskografisinde en beğendiğim ve uzun süreyle dinlediğim iş olsa da, gruba ilk kez dalacakların 'I Do Perceive.' ile başlamalarının daha yerinde olacağına karar verdim.

January 28, 2009

Rival Schools, ilk göz ağrım; United By Fate'in sekizinci sene-i devriyesinde yeni bir albüm için stüdyoya girmiş bulunuyor. Son yılların en heyecan verici haberlerinden..

January 13, 2009


Propagandhi açıkladı. 10 Mart 2009'da çıkacak yeni albümlerinin adı Supporting Caste. Şarkı listesi şu şekilde:
  1. Night Letters
  2. Supporting Caste
  3. Tertium Non Datur
  4. Dear Coach's Corner
  5. This is Your Life
  6. Human(e) Meat (The Flensing of Sandor Katz)
  7. Potemkin City Limits
  8. The Funeral Procession
  9. Without Love
  10. Incalculable Effects
  11. The Banger's Embrace
  12. Last Will and Testament

January 12, 2009

Cursive
Burst and Bloom EP
2001


Yalan söylemiş olmayayım; Tim Kasher'in sesiyle bir derdim hiç olmadı fakat Cursive'in şarkılarının etrafında döndüğü umutsuzluk/hayal kırıklığı/kaybeden adam temalarının kendisi tarafından formüle ediliş biçimine kimi zaman tahammül edemiyorum -neyse ki ana dilim İngilizce değil ve böylece istediğim zaman şarkı sözlerini yoksayma gibi bir lükse sahibim. Burst and Bloom, Cursive diskografisinin harika üçlüsününden biri. En beğendiğim albümleri olan 2000 tarihli Domestica'nın ardılı ve çoğu kimsenin en beğendiği Cursive işi olan 2003 çıkışlı The Ugly Organ'ın öncülü. Ugly Organ'ın çıkışından sonra gruptan ayrılacak olan çellist Cohn'un Cursive'deki ilk kayıtları da bu EP'de yeralıyor. Oldukça güçlü ve sağlam bir kayıt bu.. Bir de, 'The Great Decay' ve 'Mothership...'in girişlerinin Emogame'in başlarında döndüğü bilgisini ekleyeyim.
Left At Yale
Left At Yale
1999


90'lar emosu'na dair albüm kapağından vokal tarzına; gitardaki gürültülü/yumuşak geçişlerinden şarkı sözlerine; türü belirleyici kılan tipik her türlü öğeyi içeren bir albüm bu. Left at Yale, açıkçası ismini bile duymadığım gruptu bundan bir kaç ay öncesine kadar. Kendileri hakkında internet üzerinden neredeyse hiçbir şey bulmak mümkün değil; o nedenle -Onur sözüm sana, bu albümü kesinlikle dinlemelisin.

January 11, 2009

Good Luck
Into Lake Griffy
2008


Albümün sesini tanımlamak için 'Plan-It-X tarzı' dersem hata etmiş olmam. '90lı yılların ikinci yarısından bu yana Amerika punk'ının kimi en özgün gruplarına ev sahipliği yapmış bu label'ın son yıllarına damgasını vuran 'folk punk' ekiplerine özgü neşeli ve melankolik, temiz ve basit ses Good Luck'a da sirayet etmiş. Çok güçlü bassline'lar üzerinde, yine label'ın gruplarının pek çoğunda görülebilecek türden bağırtkan ve umutlu vokaller işlenmiş. Herneyse, çok uykum var, kulağımda çılgın atarlı müziklerle uyuyacağım..

January 05, 2009

Timber
Demo
2007


Timmmbeeeerrrr!! 2007 yazından bir kayıt ama fena halde 80'lerin ikinci yarısının Devrim Yazı tonlarını taşıyor -keza arkadaşlar zaten Gaithersburg/Maryland'den; DC'ye yirmi dakikalık araba yolculuğu mesafesi. Bu demo, geride bıraktığımız sene ele geçirdiğim 'nadir kayıtlar'dan en şaşırtıcısı (şimdi aklıma geldi de, yine aynı bölgenin 2005-sonrası gruplarından End Of A Year'e baya benziyor bunlar).

January 03, 2009

True Widow
True Widow
2008


Slowride'ı gözümde farklı kılan unsurlardan biri, Deep Elm kataloğuna kattıkları kavurucu çöl sıcağı ise bir diğeri, kuşku yok ki, Dan Phillips'in sesiydi. Bu adamın sesi, müziğin -kendilerinden pek de haz etmediğimi itiraf etmem gereken Nick Cave, Tom Waits gibi yalnız ve viskici adamlarının seslerinde rastlayabileceğiniz, doğru koşullar altında dinlenilmediği takdirde irite edecek olan baygın tınıya sahip. Slowride'ın otoyolda 220 km/s süratine yaraşır şarkılarında bile bu tınıyı farketmek mümkündü.

Dan Phillips'in Slowride'ın dağılmasının ardından müzikle uğraşmaya devam edip etmeyeceğini merak ediyordum. Geride bıraktığımız senenin ilk yarısında True Widow'u kurmuş olduğunun haberi, senenin son çeyreğinde ise ilk kayıtları geçti elime. Kısır sayılabilecek bir senenin en sevdiğim bir kaç albümünden olan bu işinde Dan ve yeni ekibi beynimi müthiş ağır bir tempoda eritiyorlar. Bizimkinin sesi ve gitarı, shoegazecil sisli bir atmosfere stoner kafası ekliyor.

Sabah akşam dinleyip kafa olasınız diye yüklemiyorum da; siz de bilirsiniz, True Widow'unki gibi sesler, kafanda patlayan onca düşüncenin yarattığı uğultunun seni bütünüyle ele geçirmesi önler; geçmişte bıraktığın hayatının ufukta kaybolan karanlığından sana doğru seslenen kimi hislerin uzakta bir yerlerde hala yaşıyor olduğunu hatırlatır: Bunun adı da nostaljidir -kötüdür esasen de, duruma göre, nadiren ferahlatıcı bile olabilir.


December 31, 2008


İnsanlığın ezici bir çoğunluğu için acı ve çile dolu bir yılı daha geride bıraktık; Moskova'nın bulvarlarından Gazze'nin hastanelerine, New Orleans'tan İstanbul'a; yeni liberalizmin büyük amcası Çin'den siyah kıtanın dört bir köşesine. İnsanlığın barbarlık yolunda koşar adım ilerlediği bir yılın daha üzerine çizik atıyoruz. Kurtuluşa duyulan inancın tarihe gömüldüğüne dair akademik masalların karşısına güçlü zihinlerimiz ve kollarımızla dikilmemiz gereken şu yeni yıla selam olsun. 2009'un hepimiz için mücadele dolu bir sene olmasını dilerim. Mücadelenin yan ürünleri olan acı ve mutluluğu yaşamamızsa, zaten kaçınılmazdır..

December 30, 2008

Dead To Me
Little Brother EP
2008


Is there anything right worth saving?
The old bits are feeble and gray
The oil-covered fish are buildings with bombs and decay
I've got hand full of screws and remains
The other one is cut and stained
From holding on while it all slips away

Yeni yılı karşılarken bu şarkıyı haykıracağım.

Beş şarkılık bu muhteşem ep'i geçtiğimiz hafta ellerime aldım. Dead To Me, kalbime en yakın müziği yapan; 2000'lerin ikinci yarısında doğan ve kulağıma şu ve ya bu yolla erişebilmiş punk rock ekipleri arasında gönlüme sımsıkı bastırmak istediğim sesleri üreten gruplardan biridir. Bu kayıtta da albümlerinde yerleştirdikleri çıtayı azıcık da olsa yukarı çıkarmışlar. Baya duygu yüklü şarkılar var. Senemin gözbebeği..


December 22, 2008


Amerika'nın dört bi köşesinde çalışan göçmen çiftçilere yardım paydası üzerine yükselen festivalde sahne alacak dostlara bir bakın hele; Florida'nın bağrında yine gerçek bir No Idea Rec. çıkartması olacak:

Propagandhi, Against Me!, The Bouncing Souls, Strike Anywhere, This Bike is a Pipe Bomb, Bomb The Music Industry, Tim Barry, Fake Problems, Grabass Charlestons, Ninja Gun, Whiskey & CO., Bridge and Tunnel, Tim Version, Young Livers, Paul Baribeau, Landmines, Monikers..

December 13, 2008

Circuits Made Flesh
V2
2008

download

Tek şarkı paylaşmak adetim değildir; CMF'nin bu Aralık 2008 kaydı için bir istisna yapacağım. Alper, Barış ve Uğur, bu son işlerinde sahiden hep birlikte uçmuşlar. Çok tehlikeli bir şarkı olmuş bu; geçişlere dikkat, uçurumdan yuvarlatacak cinsten. Bu ekip son zamanlarda oldukça üretken -kardeş grup Lost In Bazaar'ın da yeni kayıtlarına önümüzdeki haftalarda ulaşabileceğiz sanıyorum.

December 09, 2008

The One AM Radio
A Name Writ In Water
2004


Hrishikesh'in laptop-başı yatak odası elektronikası yumuşak gitar tınılarının üstüne süs olmuş, Aralık akşamlarımı ısıtmış. Dntel yahut Owen sevenlerin bu kaydı da sahiplenmesi gayet olası görünüyor.

December 05, 2008

Rapor 2
Tam Zamanı
2008


Dün akşam Zihni Müzik/Kadıköy'e uğrayayım dedim; bir şey satın alacağım yoktu gerçi, maksat güzel albümler ve korkunç fiyat etiketlerine bakıp bünyede can sıkıntısı yaratmaktı. Rafta bu albümü görünce nasıl heyecanlandım anlatamam. Türkçe rap forumlarına yıllardır takılmadığımdan olacak, küçüklüğümün efsanesi Rapor 2'nin tekrar biraraya gelip yeni bir albüm çıkardığından haberim yoktu. Maho, Ozzy; Tex'le birlikte, on iki senenin ardından yeni bir iş basmışlar -eski mektep geri dönmüş. Maho-B'nin 2000'lerin başında çıkardığı solo albümden bu adamların seslerini duymuyordum.

November 26, 2008


Kanadık toprak olduk
Çekildik bayrak olduk
Döküldük yaprak olduk
Geldik bugüne..

-Hasan Hüseyin Korkmazgil-

November 21, 2008

LaSalle
Pretty World
2008


Michigan/Amerika'nın güzel gruplarından (işleri No Idea ve Lookout!'tan çıkmıştı) Small Brown Bike'ın ardılı LaSalle, ikinci albümü Pretty World'u geçtiğimiz aylarda, hemşerileri küçük bir label'dan çıkardı. LaSalle'ın sesi, hal-i hazırda SBB ile tanışıklığı olanlara yabancı gelmeyecek türden; nitekim vokal ve davullar aynı elden çıkma. Üzerine; vokaldeki Mike'ın eşi Katy bass'ların başına geçmiş. Tanıtma işini kolaylaştırmak adına Small Brown Bike ile kıyaslayacak olursak, Pretty World'de melodik yanın ağır bastığını söyleyebiliriz. Fakat melodik dediysem de yanlış anlaşılmasın, tıpkı öncülü gibi bu grubun işinde de 'sing-a-long' şeklinde tabir edebileceğimiz chorus kısımları yok ve albümün geneline, Mike'ın önceki grubundaki gibi bulutlu bir hava ve ağır bir tempo hakim. 21st Century gibi albümden kopuk bir şarkı ve Postal Service hissi veren Task Analysis dışında sağlam bir albüm.

November 17, 2008

Chris Wollard, Mike Hale
Split EP
2007


Mike Hale'i tanımam ancak Chris Wollard, siz de bileceksinizdir, Hot Water Music ve The Draft'in adamı. Wollard HWM-sonrasında güzel işler çıkarıyor. Şu günlerde de yeni grubu "Chris Wollard and the Ship Thieves" ile ilk albümünü sunuyor. Yeni indirdim; beğenirsem onu da bilahare paylaşırım.

A-tarafı Hale'in dikkate şayan sesi + gitar + yaylı birleşiminden müteşekkil. B-tarafında Wollard'ın kıtır sesinin üstüne oynak bir power pop/country karışımı var: No Exception. Yaz aylarının sonundan bu yana aralıklarla ve sıkça dinliyorum.

Aşağıda ise, Wollard ve ekibinin iki hafta önceki The Fest 7'daki No Exception performansı:


November 14, 2008


Geliyor, geliyor... Az kalmış, geliyor. Propagandhi'nin yeni albümü geliyor.

For the first time in the last 10 years we have completed a record on schedule!! It is a killer record!! Everything went really well. We’re really excited for everyone to hear it. We will begin touring all over the place in February 2009!! Prepare yourself!!!!!!!!
Todd the Rod

November 11, 2008

...Who Calls So Loud
...Who Calls So Loud
2008


Bu sene içinde, satın almış olmaktan dolayı beni en 'tamamlanmış' hissettiren albüm Who Calls So Loud'un bu ilk işi (Meta fetişizmi? Ne yazık ki, sanırım evet..). Plak formatında aldım, içinden CD'si de çıktı, teşekkür ederim.

Funeral Diner ve I Wrote Haikus... elemanlarının gruplarını dağıttıktan sonraki kümeleşmeleri; Funeral Diner'ın çiğliğinin üstüne bir tutam daha karanlık tonlar ilave etmişler. Bu arada şarkıları fazla uzatılmış bulduğumu (5,5-7 dk) eklemeliyim. Yalnız 4.4.4.4. isimli şarkı var ki; ne yapmışsınız yahu diyorum: İkinci yarısında muazzam bir breakdown var ve şarkı ölmek üzere olan birinin son saniyelerinde aklından geçenleri anlatıyor; aah, gerçekten acayip bir eser yaratmışlar ("my chest gets tighter. my jaw locks. is this why my mother prays for me?").

Bu şarkıdan, Assume The Power Focus'a geçişe ise kocaman bir eksi veriyorum. Albüm genelinde şarkı arası geçişler rahatsız edici olabiliyor. Zirvelerden fazla hızlı yuvarlanıyoruz etkisini yaratıyor. Şarkı sözlerinde ise çok fazla bir derinlik ve farklılaşma olmadığını (türün grupları arasında içimize işleyebilen sözler yazan ekiplerin çok az olduğu gerçeğini de hatırlayarak) söylemeliyim. Tüm bunlara rağmen, baştan sona çok ağır bir albüm olmuş demeliyim sanırım. Kurşun gibi saplandı sahiden de.

November 10, 2008

Mount Eerie
Lost Wisdom

2008



Güzün gelişini Mt. Eerie'yle selamlıyorum. Bu Eerie'nin, Microphones'un adamı Phil Elverum'un işi olduğunu henüz bir kaç ay öğrendim -Song Islands toplamalarını pek sevmediğimi hatırlıyorum. Bu albüme ulaşmamı sağlayan vasıta ise, 90'ların sevdiğim Sub Pop gruplarından Eric's Trip'in Julie'si oldu. Julie bu albümde Elverum'a eşlik ediyor; güzel de ediyor, perde arkasından fısıldayan sesleri birbirini tamamlamış. Voice In Headphones, son aylarda en çok dinlediğim şarkılardan.

October 29, 2008

Ruhi Su, Sümeyra Çakır ve Dostlar Korosu
El Kapıları
1977

Sermaye düzeninin ideologlarının dört başı mamur söylemlerinin görkemi, halkın ve halkın zulüm dolu tarihini coşkun bir dile dönüştürerek aktaran Anadolu edebiyatı ile onun Ortadoğu'daki kardeş muadillerinin heybeti karşısında unufak oluyor. Ruhi Su ve Sümeyra Çakır'ın 1977'den yolladıkları frekans, halkların kurtuluş mücadeleleri tarihinin moderniteye özgü olmadığını anlatırken; günün, direnişin imkansızlığını telkin eden 'ruh halinin' saldırgan karanlığını deliyor. Onurlu bir kolektif direniş belleği, bu halkların paylaştığı ortak tarihsel zemindir. Zorbalığa ve sömürüye karşı yürütülen amansız ve kendiliğinden mücadele, bu halkların ortak tarihsel özünü teşkil eder. Garip Anadolu'nun İstanbul'dan yükselen tok sesinin bu kaydı, yüzlerce yıllık bu ortak zemini parlatıyor, halkın yolunu aydınlatıyor.

October 28, 2008

Süleyman Demirel
24 Ocak Kararları
1980


IMF ile yeni bir stand-by anlaşması gündemdeyken bunu paylaşmanın anlamlı olabileceğini düşündüm.

Birinci Dünya Savaşı ile sona eren 'uzun 19. yüzyıl'ın ardından gelen kısa ardılının eşiği, Hobsbawm tarafından 1991 olarak tanımlanmıştı -bu günlerden sonra bu eşiği 2008'e çekmek yahut 1979-2008'i bir geçiş dönemi olarak nitelemek mümkün olacak mı? Yeni yüzyılımız gösterecek.. İşte böylesi türbülansı bol bir dönemde, 24 Ocak Kararları'nı, 1973 krizi ile 1970'li yılların sonuncusunda esmeye başlayan Thatcher-Reagan rüzgarının etkisinde okumanın faydalı olduğunu düşünüyorum. 24 Ocak Kararları bizzat neo-liberalizmin çocuğu olmasa dahi, dünya çapında Keynesgil politikalardan sert bir dönüş anlamına gelecek olan ekonomi politikalarının doğum rüzgarlarının etkisinde bir adam ve ekibi tarafından kaleme alındığı biliniyor.

Geride bırakılan on yıla damgasını vurmuş olan ithal ikameci politikalar ve karma ekomiden, fason üretim odaklı/ihracata yönlendirilmiş bir ekonomiye geçiş; Türkiye'nin uluslararası sermayeye eklemlenme sürecinde taşları yerinden oynatan, tarihi bir noktadır. İhracat ve yabancı sermaye teşvikleri ve tarım sübvansiyonlarının kısılmasını öngören değişiklikler ile Lira'nın devalüasyonu, kararların açıklanmasını takip eden süreçte gerçekleştirilmiştir.

Bu, yaklaşık kırk dakikalık bir kayıt. Şayet sabrederek sonuna kadar dinleyecek olursak, kapitalizm ve iktisadi/siyasi liberalizmin ideologlarının beynimize kakmaya çalıştığının aksine, ekonomi ve siyaset alanlarının birbiriyle nasıl göbekten bağlı olduğunu rahatlıkla anlayabileceğiz arkadaşlar. Kapitalizmin içinde bulunduğumuz (ve rahatlıkla iddia edebiliriz ki, ardılına yol vermek amacıyla aramızdan bir süre sonra ayrılacağı) şişkinlik evresinin saldırıları altında, ekonomi alanının, giderek teknokratik bir kimliğe büründürülmeye; yalnızca 'konunun uzmanları' tarafından çekip çevrilebilecek bir bölge olduğu anlatılmaya çalışılıyor. Süleyman Demirel'in dinleyecek olduğunuz 24 Ocak Savunusu ise, bu saldırıya inat, istemeden de olsa bize tersini gösteriyor.

24 Ocak'ı, Erdal'ın idam kararını imzalayan, Ulaş'ı, Türkler'i, Mahir'i ve binlerce altın yüreği kurşunlatan elleri hatırlayalım. O eller ki; cazırdayan metale düşen alınterini, yerin metrelerce altında kazmaya sarılan, bugünü ve gerçeği kavrayarak yazan ellerin tarihini, halkın böğrüne yapışan kanlı parmaklarıyla silmeye çalıştı: Silemediler, silmeleri asla mümkün olmayacak.. Ben değil, tarih söylüyor bunu. Dilerim 2008'in güzünde, bu aşağılık adamın sesi, özgürlüğe saydığımız adımları bir parça da olsa sıklaştırır..
Bouncing Souls, Less Than Jake, Municipal Waste, Dillinger Four, Strike Anywhere, Paint It Black, Atom and his Package, Lawrence Arms, Coalesce, None More Black, Dead To Me [iptal etmişler geçen gün], Ann Beretta, The Ergs!, A Wilhelm Scream, The Falcon, New Mexican Disaster Squad, Methadones, Fin Fang Foom, Shook Ones, Off With Their Heads, This Bike is a Pipe Bomb, Stressface, No Trigger, Japanther, Bomb The Music Industry!, Algernon Cadwallader, Ampere, Capsule, Chinese Telephones, Toys That Kill, Unlovables, Comadre, Ghastly City Sleep, Jena Berlin, Landmines, Look Mexico, Matty Pop Chart, Mouthbreather, Nakatomi Plaza, No Trigger, Nothington, Sinaloa...... Adama ne derler biliyor musun....?

October 17, 2008

Sundowner
Four One Five Two
2007


Şikago'nun rüzgarlı caddeleri, Lawrence Arms'ın melodikası Chris'in dost sesi.

October 08, 2008

Bones Brigade
I Hate Myself When I'm Not Skateboarding
2003


Serseri kaykaycı polise pandik attı -ölen yahut yaralanan yok; tek bir kayıp var: Aklım.

Böylesi güçle kanırtan thrash etkili hardcore albümleri, az biraz da melodinin dokunuşuyla zenginleştirildiğinde kendimden geçiyorum. Bu da öyle bir şey işte; Stambul'un çileli trafiğinden kurtulup boş asfaltı görünce gazı kökleyip Bones Brigade'i çakıyorum. Skateboarding ile ilgili daha güzel bir albüm yazılabilir miydi, bilmiyorum.
Thursday, Envy
Split EP
2008

download

İki güçlü, yoğun ve yere sağlam basan sesler üreten grubun işi. Senenin dört gözle beklediğim işlerindendi Thursday, Envy spliti. Thursday'in son stüdyo kaydı hayal kırıklığı yaratmadıysa da, nazarımda ve War All The Time ile yükselen çıta nedeniyle vasatın üzerinde bir performans değildi. Bu split ilaç oldu.


...Günlerden bir gün öldürülüp yolun kenarına atılmış bir adam görür Musa.

Hayretle düşünüp taşınır, kederle bekler.
Ve sorar, "Kimi öldürdün ki, seni de böyle öldürdüler?
Ya ne zaman öldürülecek seni öldüren?"
Kimseye eziyet etme, parmağınla kapısını çalarak,
Ki kimse de dertlere salmasın seni, kapına yumrukla vurarak...

October 03, 2008

Die Young
Loss 7''
2008


Bu kaydın B-tarafındaki 'Running Out of Delusions' ve 'Last Recourse' ikilisine bayıldım. Die Young'ın bu yaz çıkardığı -ve hemen tükenen- metalik renge çalan 7lik, muazzam. Scenepointblank'te bir eleman "...the punk rock equivalent of Noam Chomsky on steroids spouting politics and philosophy with Nietzsche during his descent into madness while on deck of the vessel Captain Ahab is sailing into oblivion" olarak tanımlamış; yani şarkı sözleri yok elimde; bilemiyorum böylesi iddialı bir tanımı hakedecek ne yaptılar. Herneyse, çıkardıkları sesler harika. Allah diyen aslan oldum dinlerken.

October 02, 2008

Pyramid Scheme
What Will We Do Next? EP
2006


Pittsburgh'dan tembelhayvan koşturan cinsten thrashçil hardcore. Pyramid Scheme, yüksek hız ve melodinin buluşabilecekleri üst sınırdan bildiriyor: 1-2, 1-2..

September 23, 2008

Pygmy Lush
Mount Hope
2008


Eylül 2008'e vardık. Ben dünyayı kurtarmak için gereken ilhamı seslerde ve sözlerde aramaya devam ediyorum. Büyük görevim için ihtiyacım olan ilahi bütünlüğün peşinde olduğum; benliğimin birliği aradığı ve huzurunu bulamadığı bu gece, elimden düşmeyen kahve bardağının refakatçisi sigara. Bir süperkahramanın standartları için fazla alışıldık ve sıradan bir ikili -daha iyi önerisi olan birileri varsa, dinlemek isterim-. İçtim ikisini de ve sokağa atıldım, aceleyle. [İstanbul bugünlerde yeniden soğumaya başladı] Yavaş ve sarsak adımlarla, serseri güzeli edasıyla burna doğru yürüdüm.

Kulağımda ve kalbimde Pygmy Lush'u yoğuruyorum dinleyedururken. Tozlu banta kaydettiğin sesin ve gitarın telleri üzerinde kayan parmakların büyülüyor beni. Hayatın üzerindeki tüm büyü perdelerini kaldırmak için çaba sarfederim çoklukla ama görüyorum: benim de kimi zaman böylesi numaralara ihtiyacım var. Pygmy Lush çaldıkça, oturduğum kayalıkların çok ötesine demirlemiş şilepleri seyrediyorum -şaşı bir kedi sırnaşıyor, onu mıncırıyorum. Vay anasını, ben bu grubu hakikaten de çok seviyorum.

September 20, 2008

Dead To Me
Cuban Ballerina
2006


One Man Army'den Jack ve Western Addiction'dan Chicken'ın grubu.

Dead To Me'nin sesi yüreğin tam çekirdeğinden dışarı yayılıyor; Cuban Ballerina beni yaşama bağlayan albümlerden biri. 'Something New' çalarken nabzımı öylesine kuvvetli hissediyorum ki, koltuğumdan fırlayıp zıplayıveriyorum yükseğe -yoksa bir yandan, mideye yuvarladığım günün onuncu bardak kahvesinden mi?

Vokal/Bastaki Chicken'ın hayata geri dönüş albümü aslında bu. Bağımlılıklarından kurtulmanın ertesinde stüdyoya girip kaydediyor Cuban Ballerina'yı. Nasıl da belli. Bu arada bu albüm de bir Alex Newport prodüksiyonu. Herneyse; ikinci albümleri de çıktı çıkacak -eli kulağında. Özlem ve merakla bekliyorum.

September 19, 2008

Yeni gün, nedenini ve nasılını sormasam da doğuyor bak, aylardır izliyorum. Peki nedendir, beni, benden habersiz birbiri ardına dizilen bu günleri görmek istemeye iten? İşte; bir zamandır unutmuş idim neden. Cevabı bir türlü hatırlayamıyordum. Ben hatırlayamaz olmuştum ki, Ruhi Su fısıldadı bugün; kim bilir kaç ayın ardından. Ölüme sayılan günleri, özgürlüğe saymaktı benim esas dileğim. Gün ardı günü anlamlı kılan hep buydu. Ben de, yeniden, yumruğu toprağa bastım; yeni günü, bu sefer, ayların ardından ilk defa coşkuyla selamladım. Merhaba yeni gün! Kalbimin ve zihnimin buluştuğu noktadan yolladım sana kayıp frekans aralığını!

September 15, 2008

Burn Her Letters
Diffusion
2008


'Bu devirde mektup mu kaldı' diyeniniz vardır; kaldı. Arkadaşlar sağolsun, bahar aylarının birinde, bu albüm posta vasıtasıyla elime ulaştı. Bu 25 dakikalık güzel kaydı ilk dinleyişimden bu yana pek çok aylar geçti; nedense sizle paylaşmam için bu kadar zaman geçmesi gerekti.

Mutlu, Umut, Gökhan ve Ömercan, Eskişehir menşeili ve yürek kavurucu ağırlıkta bir tempoda emo yapıyorlar. Tempo ve gitar, bu CD-R'ın adına yakışır bir biçimde, kulaklarımda güzelce difüze oluyor; içine doğru yayılıyor. Tebrikler! Temiz bir kayıt bu; olmasa da dinlenirdi gerçi. Şarkı sözlerinden pek bir şey çakmadım -bir anlam çıkaramadım. Olsun; kısır bir camianın ortasına güneş gibi doğdu Diffusion. Azimleri uzunca baki kalır umarım. 1 Kasım gecesi, Circuits Made Flesh ile birlikte Sugartown Cabaret'nin önünde çıkacaklar. Myspace'lerine bir gözatın.

September 14, 2008

Sleepercar
West Texas
2008


Yaz aylarının çoğu gününde bu albüm bana yarenlik etti. Müthiş bir albüm mü? Bence değil. Spartakist Jim Ward'ın ta At The Drive-In zamanlarından bu yana yazıyor olduğu güftelerin, organize ediyor olduğu bestelerin düzenlenerek bir araya getirilmiş hali Sleepercar; az çok. Çoğu şarkının uzunca bir geçmişi var -2000'e kadar uzanıyor.

Jim Ward'ın sesini ve L harfini kendine özgü bir biçimde inceltmesini çok severim. Sleepercar'ın 'Sound The Alarm' ve albümün bütününe düzensiz olarak yayılmış kimi kısımlar haricinde vasatın çok da üzerinde bir orjinallik taşımadığını söyleyebileceğim şarkılarını dinleten sanırım bu oldu. 2008'in hatırlayacağım albümlerinden..

September 11, 2008

Amsterdam'da altı gün geçirdim. Şubat 2008'de şehre yaptığım ilk ziyaretin ardından bu, ikincisi oluyor. Amsterdam'ın müziğiyle kesiştiğim noktalara dair izlenimler:

Het Fort van Sjakoo: Arkadaşlar buraya gidin. Şubat'ta gittiğimde hayran kalmıştım; bu kez hayranlık hislerim katlanarak geri dönüyorum. 1977'den bu yana Jodenbreestraat'taki mekanında varlığını sürdüren bu küçük dükkan sayıları 5-10 arası değişen gönüllü tarafından zor şartlar altında işletiliyor. Mekan, eski bir squat. İsmini de, 17. yüzyılda alçak-ülkelerde yaşamış hırsızın tekinden alıyor ki kendisi hakkında size verebileceğim en ufak bir ekstra bilgim yok.

Kitaplar söz konusu oladuğunda; açıkçası, hiç bir zaman benim yöneldiğim alanlardan biri olmayan anarşizm ve anarko-sendikalizm üzerine yoğunlaşmış olan bir külliyatı barındırıyor. Yine de, işçilerin öz-örgütlenmesi ve ekonomi alanında yeni bir işletmeciler sınıfı yaratmaktan başka bir işe yaramayan 20. yüzyıl sosyalizm deneylerinin tıkanıklıkları gibi konulara dair güzel şeyler var.

Küçücük bir müzik reyonları olmasına rağmen, sevdiğim dokuz-on plak ve bir-kaç CD-albüm buldum. Arcwelder, ...Who Calls So Loud, Please Inform The Captain This Is A Hijack gibi acayip sevdiğim grupların işleri vardı -ve nefis bir toplama olan 'Emo Apocalypse-. Bir dolu da 7'' aldım. İçinde Kontrapunkt, June Paik ve Comadre gibi grupların olduğu 'The Emo Annihilation' toplaması, Fucked Up, Brain Handle gibi grupların kısaçalarları vs. Güzel bir emo-hardcore-crust arşivleri var; dediğim gibi: küçük ama kütlesi baya yoğun.

The Independent Outlet: Vijzelsstraat üzerinde. Şubat'ta şehre ilk gezimi yapmadan önce arkadaşım Alper bahsetmişti. Kafayı yiyebileceğiniz bir yer. Geçen ziyaretimde aç kalma pahasına, tüm paramı bu dükkana yatırmıştım -durum bu sefer de pek farklı olmadı. 1970'lerin ortalarından itibaren, bir şemsiye tanım olarak punk'ın altına yazabileceğimiz, ismi sınırötelerinde de bilinen neredeyse her grubun işini bulabilirsiniz. Az bilinen grupların 7''lerinin olduğu 4-5 sıra da var. Az bilinen dediysem: Citizens Patrol, Direct Control ayarında gruplardan bahsediyorum.

The Minds: Punk rock bar. Spuistraat üzerinde, meydan Spui'ye yakın. Buradan yana şansım hiç yaver gitmedi. Toplam üç kez girdim kapısından içeri; ikisinde saçma sapan şeyler çalıyordu. Gençler, ucuz içki, şanslıysanız güzel müzik. Coffeeshop geyiklerine bulaşmak istemiyorsanız fena yer değil.

Bu arada dostlar; bir kaç grup izleme şansım da oldu. Bahsedeyim..

*The Futureheads'i Melkweg'de izledim. 500+ kişi vardı. Grubu görmek için ölmüyordum fakat bir yerlerde oturacağıma 13€'ya kıyarım, dedim. Futureheads'in 2004'te çıkardıkları ilk albümü, çıktığı zamanlarda bir süre dinlemiş, 'yavan grup bu' demiştim. Tipik bir 2001-sonrası / dur-kalkı bol rock grubu oldukları kanaatine varmıştım. Konserde ilk albümlerinden First Day, Carnival Kids ve Robot'ı çaldılar; başka çaldılarsa da hatırlayamadım. 15 şarkı, vasat bir kitle, gözümde kati suretle vasatı aşamayacak bir müzik. Ha, 'The Beginning of the Twist'in hakkını yemeyim; güzel bir şarkı olmuş.

*10 Eylül gecesi, bayadır katılmak için heves ettiğim bir buluşmadaydım. Amsterdam'ın meşhur squat'ı OCCII'de FPO ve Seein' Red'i izledim. Bundan altı-yedi ay önce de aynı mekana yolum düşmüştü ancak izlemeyi planladığım Des Ark'ı görmek nasip olmamıştı. OCCII'ye gitmek için şehir merkezinden 1 numaralı hat üzerinde çalışan tramvaya binerek Amstelveen yolunda inebilirsiniz -merkezden az uzak fakat keyifli bir yürüyüş isteyenler için güzel rota. Bira 1.60€ - 2.50€ arası, arka tarafında bir vegan restoranı var. Konserden önce bi dolu Avrupa-HC örneği çaldılar. Bir tek Mob 47'i tanıyabildim fakat baya net bir playlist olduğunu söyleyebilirim.

Taksim'deki bir HC konserinde rastlayabileceğimizden az biraz daha fazla izleyici vardı (30-40 kişi?). Makedonyanın medar-ı iftiharı FPO güzel çaldı fakat seyirci fazla hantal ve ciddiydi. İzledik ettik; en fazla salındık ve kafa salladık. Vokaldeki afacan Vasko'nun hardcore didaktikliğine ise diyecek yoktu -şarkı aralarında sXe, milliyetçilik ve insan ilişkileri konusunda alışıldık hardcore vaazları verdi. Straight To The Point'ten bir kaç şey çaldıkları listelerinden toplam 20-25 şarkı dinledik.

Aklıma gelenler bunlar. Selam olsun dostlara..

September 03, 2008

Brain Handle
Brain Handle
2007


Bu yırtıcı albüm, ev yapımı ilk basımının ardından, içinde bulunduğumuz sene içinde; Social Circkle, Government Warning, Direct Control ve Double Negative gibi günün önemli Amerikan hardcore gruplarının kayıtlarına kapılarını açan No Way Records tarafından piyasaya sürüldü.

Pittsburgh'lu bu oğlanlar dümdüz 80'ler hardcore'u üretiyorlar. Şimdi dümdüz 80'ler hardcore'u dediysem, yanlış anlaşılmasın, kaydı dinleyen bir hardcore-sever, bunun 80'lerin ilk yarısında kaydedilmediğini rahatça anlayacaktır. Brain Handle, 'çağdaş bir dokunuşla' 80'ler hardcore'unu çerçevenin sınırlarından çıkmadan az biraz daha kompleks hale getirmiş. Bravo!

Geçtiğimiz ay blogda paylaştığım Loser Life'ı dinleyip beğendiyseniz, Brain Handle'ı da sevmeniz olası.

September 01, 2008

New Bruises
Transmit! Transmit!
2006


Bu grubun öncülü Mid Carson July'ı seven bir arkadaşım rica etti; onun ricası üzerine yüklemiş bulunmaktayım bu 2006 mahsulünü.

Albümü iki sene önce ilk kez dinlediğimde aklıma ilk gelen; marş-vari vokal tarzının, gitarın ve temponun Latterman'a ne kadar da benzediğiydi. Açıkçası bahsi geçen rica olmasa, yükleyeceğim bir albüm olmazdı bu. Bir iki 'stand-out' şarkı dışında oldukça yavan bir kayıt. Hepsinden, akılda üç beş şey kalıyor; o kadar.

August 29, 2008

Rotator Cuff
Rotator Cuff EP
1995


Unutulmuş bir grup. Knapsack'in büyük oynamaya başladığı yıllarda birbirlerine yol arkadaşı oldular. Biri hatrı sayılır bir üne sahip olurken, diğeri, Rotator Cuff unutuldu. Grubun bu ilk ve tek kayıtlarında çok güzel gitar-pop melodileri var. 90'ların çöplüğünde buldum bu kayıp frekans aralığını..

August 27, 2008

Flyboys
Flyboys
1980


Flyboys, 80'lerin ilk döneminin Orange County punk sahnesinin unutulmuş gruplarından biri. Geçtiğimiz aylarda eBay'de acayip yüksek bir meblağa alıcı buldu bu rare albüm -40$+ gibi.

Dönemdaşları ve hemşerileri Social Distortion, TSOL, Adolescents gibi OC sesini belirleyen gruplara kıyasla neredeyse 'disko müziği' denebilecek bir 'radyo-dostu' havaları vardır. Bu self titled kayıtlarının son şarkısı 'Theme Song' ise surf etkileşimli müthiş bir punk şarkısı.

August 19, 2008

The December Drive
Hands Like Guns and Crashing Sounds
2003


Serin sonbahar gecesini gündoğumuna bağlayan vakitlerde, yeni günün ilk ışıklarının saldığı huşu halinin etkisindeyken dinledik bu albümü; üzerimizde kazaklar. Dostluğu kalplerimizden çıkarıp rakı masasına koymuştuk. Bolca içmiş ve üşümüş; içtikçe ısınmıştık o gece. Rakı masasının orta yerindeki acayip şeyin yaydığı gönül ferahlığıyla yattık ne kadar vakit sonra yataklara.

Bu albümü, iki koca yılın ardından yeniden, o harika gecenin anısına dinliyorum dostum.

August 18, 2008

Western Addiction
Cognicide
2005


At The Drive-In'in efsane mertebesine yükseltilen albümünde prodüktörlük yapan Alex Newport'un 2005'te aradan çıkardığı güzel işlerden biri (bir diğeri de Bullet Train To Vegas'ın ilk-tek albümüydü); internetten 2$'a getirttim. Albümdeki şarkıların harika sözleri var; söz yazarı Jason'ın söz cambazlıkları/alegorileri ustaca belirlenmiş bir düzeyde: Şarkıları, çözülmesi imkansız bulmacalar haline getirmiyor. Matrons Of The Canals'ın sözlerine bakın, mükemmel. The Church of Black Flag de güzel bir tribute şarkısı olmuş. Bu albümde boş tek bir parça yok dostlar. Bu arada, bastaki Chicken'ın çaldığı diğer grup Dead To Me de oldukça sağlamdır. O arkadaşlardan da birşeyler yüklerim önümüzdeki günlerde..

August 16, 2008

Lullaby For The Working Class
I Never Even Asked For Light
1997


BarNone kadrosunun incisi LFTWC, Cursive'in akraba gruplarından. Cursive'in ilk iki albümüne deli gibi sardığım 2004'ü 2005 geçe suları dinlemiştim Ted Stevens'ın önderlik ettiği bu grubu ilk defa; bayadır da dinlemiyordum diyebilirim. Ted Stevens, Cursive'in gitaristidir. Aslında bu adamın sesini, Cursive'in esas adamı Tim Kasher'dan daha çok seviyorum diyebilirim. Ted, sen uykuya dalarken sana masal anlatan abi iken Tim, dırdır edip başını şişiren tipin teki.

Banjo sesleri güzel kılıyor bu albümü. Hypnotist, Show me... ve In Honor of my Stumbling'e dikkat..

August 15, 2008

Boys Life
Departures & Landfalls
1996


Amerikan ortabatısından çıkmış en güzel albümlerden biridir 'Departures & Landfalls'. Kansas City'nin göbeği ve etrafındaki bölgeye has 'Midwest Emo' sesinin belirleyici işlerinden biri bu. Prodüksiyon koltuğunda acayip bir isim var: Bob Weston. Nereden hatırlayacaksınız Weston'ı: SST'nin ağır toplarından Volcano Suns'ta bas çalıyordu. Ardından Albini'nin Shellac'ına katıldı ve 1980lerin sonlarından itibaren Steve Albini ile birlikte acayip albümlerin üretim sürecine katkıda bulundular (June of 44, Archers of Loaf, Sebadoh albümleri). Neyse Bob Weston'a kaydı konu -unutmadan bir de şunu ekleyelim, 2000'lerin başında bir araya gelen efsane dostlar Mission of Burma'da çalıyor halen Weston- Prodüksiyonla ilgili diyeceğim şu ki: Müthiş içten bir albümdür bu; vokaller gider kimi yerlerde, neredeyse duyulmaz hale gelir fakat lo-fi bir kayıt da değildir: Güzel ayar.

Bölge sesine has, davul gitar atakları ve sürekli değişen bir dinamik var. Calendar Year, Twenty Four of Twenty Five ve Fire Engine Red nefistir. Grup elemanlarından biri, Boys Life öldükten sonra yine acayip sevdiğim bir grup olan Lullaby For The Working Class'e katılmıştı. Hazır böyle bir bağlantı bulmuşken, yükleyeceğim sıradaki albümün bir 'Lullaby For...' işi olduğunu söyleyeyim bari.
Native Nod
Today Puberty, Tomorrow The World
1996


New York'un Walter Schreifels ile birlikte en "haso" adamlarından Chris Leo'yu bu grubuyla tanımıştım; sene 2004. Leo kardeşler ünlüdür; en ünlülerini bilirsiniz belki: Ted Leo -Ted Leo and the Pharmacists'ten. Ben Chris'i çok severim. Giriştiği projelerden hiç birinde şaşırtmaz. The Van Pelt büyüleyicidir, The Lapse de keza öyle.

Bu albüme gelelim. Chris Leo'ya has bir vokal tarzı hakim, dinleyince anlayacaksınız. Spoken word vokallerden şift eder, yürek paralamaya başlar birden Leo'nun sesi. Müthiş verimli bir yıl olan 1996'nın en çarpıcı albümlerinden biri olan 'Today Puberty...'de Mr. President haricinde boş şarkı yok. Check it, yaow.

August 12, 2008

Texas Is The Reason
Do You Know Who You Are?
1996

download

İkinci nesil emo kültünün en önemli örneklerinden biri olarak adlandırılabilecek Texas Is The Reason'ın bu ilk-tek uzunçalarını paylaşmak isterim. Bu vesileyle, aynı dönemin eserlerinden bazılarını bir seri halinde yüklemeyi planlıyorum.

Hazreti Ray Cappo'nun Revelation Records camiasının göbeğinden (Shelter) çıkmış bu arkadaşların bulaştıkları işe, kelimenin tam da o şemsiye anlamı ile 'post-hardcore' demek uygun kaçar sanırım. O dönem patlıyor olan Sunny Day Real Estate-vari gitar tarzına yakın bir albüm bu. Albümün tracklist'indeki sıra, vokalist Klahn'ın hoşuna gitmemişti sanırım -bir kaç sene önce okuduğum bir röportajlarından aklımda kalan bu olmuş. Nickel Wound ve 'albüme adını veren' enstrumental şarkı pek fenadır; dinleyelim.

Texas Is The Reason projesinin ardından grup üyeleri yollarına Onelinedrawing, Jets to Brazil, Chamberlain, New End Original gibi kaliteli ekiplerle devam etti.

August 11, 2008

FxPxOx, Seein' Red
Split LP
2007


Bu iki hayvani grubu önümüzdeki ay içinde izleme şansım olacak. FPO, yanlışım yoksa iki üç sene önce Türkiye'ye gelmişti (2006?); gidememiştim. Yaban ellerde kendilerini görmek nasip olacak. Seein' Red, İskandinav ülkeleri dışında hardcore icra eden, dinlediğim ender Avrupalı gruplardan. Açıkçası Avrupa hardcore'u söz konusu olduğunda, kimi bariz örnekleri (İsveç mamülleri) haricinde cahil sayılırım. Cehaletimi besleyen bir unsurdan bahsetmeden geçemeyeceğim: Arkadaşlar, anarşizmden alınacak dersler olduğunu düşünsem de ben toplum mühendisliğine inanan bir sosyalistim. Kara-kızıl düşman kardeşlerden de kızılına meyilli olmuşumdur. Belki malumunuzdur; bu Avrupalı gençleri besleyen önemli alternatif politik kanallardan biri de anarşizm -ve bunun yeşil, vegan, sXe kolları. Bir de üzerine, doğu Avrupa'nın hangi köşesine giderseniz gidin mutlaka karşılaşacağınız müthiş kızıl düşmanlığını ekleyin: Bu gruplar benim için, çekilmez değilse de, katlanması güç hale geliyor. Ciddiye alamıyorum bu arkadaşları. Müziği bana hiç bir şey anlatmayan Kongo'dan devrimci marşlar bile çok daha çekici geliyor..

August 07, 2008

Loser Life
I Have Ghosts and I Have Ghosts
2007

download

Bu albümü satın alacaktım ancak basıldığının ertesi ayında tükendi; Magic Bullet Recs de henüz bir re-issue yapmadı -bekliyorum (hemen bu arada ekleyeyim: Magic Bullet Records'ın acayip bir kadrosu var. Boy Sets Fire, pg. 99, Majority Rule, Frodus, Cave In, This Will Destroy You vs. gibi)

Loser Life, son yıllarda benim kulağıma ulaşan,
80ler kirine banılmış en güzel hardcore albümünü 2007'de yaptı: I Have Ghosts... Çift vokal, melodik olabiliyor, muhteşem bassline'lar var şarkılarda. Greg Ginn'in dünyaya siktiri her an çekebileceğini hissettiğimiz ince çizgisi üzerinde bağırıyorlar. Çok seviyorum bu albümü. Paylaşayım dedim.

July 05, 2008

Titus Andronicus
The Airing of Grievances
2008


Pitchfork ve benzeri sitelerde gözden geçirilen albümlerle pek alakam olmuyor çoğu zaman. Olduğu zamanların büyük çoğunluğu ise arkadaş tavsiyeleri vasıtasıyla gerçekleşen tanışıklıklar oluyor bunlar. Düşük kalite kayıtları severim. Üzerine, gürültülü gitarlar bindirilimişse, daha da hoşuma gider. Böyle güzel bir albüm Airing of Grievances. Ha bu arada, İstanbul-İzmir karayolunda mıydık albümün adının ne anlama geldiğini tartışırken? Tahmin ettiğimiz gibiymiş.

June 27, 2008

My Dad VS Yours
After Winter Must Come Spring
2006

download

Appleseed Cast'ten Kilgore Trout çalıyordu; ardından önümdeki biralara yumulmuştum ki, bu grubun sesiyle kendime geldim. DJ söyledi isimlerini. Bir kaç ay önce oluyor bu..
Moscow Olympics
Cut The World
2008

download

Dinlediğim ilk Filipinli grup? Memleketlerinin sahnesinde oldukça heyecan yaratmışa benziyorlar. Shoegaze etkili uçucu vokaller ile post-punk gitarların birleşimi nefis bir müzik yaratmışlar (Galaxie 500/New Order etkilerini kendileri de belirtmiş). 7 Şarkı, yarım saat. Senenin en beğendiğim albümlerinden biri oldu.

June 26, 2008

Kurtuluş Cephesi'nde rastladım.
Şu sözleri geride bıraktığımız 1 Mayıs üzerine/için koparılan tantana ve sosyalist mücadelenin anlamlı bir sınıfsal destekle karşılanmadığı toprakları düşünelim de okuyalım:

"Dar kapsamlı seçim çekişmeleri; şurada burada seçimi kazananların başarıları; iki milletvekili, bir senatör, dört belediye başkanı, halkın üzerine ateş açılarak dağıtılan büyük çapta bir gösteri; bir öncekine göre bir iki oy farkıyla kaybedilen yeni bir seçim; kazanılan bir grev, kaybedilen on grev; bir adım ileri, on adım geri; belli bir kesimde zafer, bir diğerinde on kez bozgun... Sonra birdenbire oyunun kuralları değişir, herşeye yeniden başlamak gerekir...

Böylesine büyük hatalar işlenen ülkelerde, halk hiçbir değeri olmayan eylemler için son derece büyük fedakarlıklar pahasına her yıl alaylarını seferber eder. Bunlar düşman topçusunun ateşine maruz kalan geçici mevzilerdir.

Bu mevzilerin adı, parlamentodur, kanuniliktir, yasal ekonomik grevdir, ücret artışıdır, burjuva anayasasıdır, bir halk kahramanının serbest bırakılmasıdır... Ve işin en kötü tarafı şudur ki, bu mevzileri elde etmek için bile, burjuva devletinin oyun kurallarını kabul etmek ve bu tehlikeli siyasal oyuna katılmak iznini alabilmek için de uslu ve aklı başında insanlar olduğumuzu, hiçbir tehlike arz etmediğimizi; örneğin kışlalara ve trenlere saldırmak, köprüleri uçurmak, katilleri ve işkence uzmanlarını cezalandırmak, dağlara çıkıp ayaklanmak ya da yumruklarımızı sert ve kararlı bir biçimde kaldırarak, Amerika'ya son kurtuluş mücadelesinin kesin müjdesini vermek gibi tehlikeli işlerle bir alış-verişimizin olmadığını ispat etmek lazımdır."

[Ernesto Che Guevara -
Latin-Amerika Devriminin Taktik ve Stratejisi]
Sportswear
Building, Dwelling, Thinking
2000

download

Oslo'dan Youth Crew hareketleri. Sanırsınız sene 1988, yer New York; o kadar güzel.

June 25, 2008

Chamberlain
Fate's Got A Driver
1996

download

ilki 96 ve ardılı 98'de olmak üzere harika iki stüdyo albümü kaydederek dağılmış bir grup Chamberlain. İlk albümleri olan Fate's Got A Driver, grubu, 90'ların ikinci yarısında esen ikinci dalga emo rüzgarının Weezer, SDRE, Knapsack, Christie Front Drive gibi akla ilk gelen örnekleri arasına sokuyor. Surrendering The Ghost ve Yellow Like Gold yürek kanırtan şarkılar.

June 15, 2008




onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;

korkak,
cesur,
cahil,
hakim
ve çocukturlar

ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

onlar ki uyup hainin iğvasına
sancaklarını elden yere düşürürler
ve düşmanı meydanda koyup
kaçarlar evlerine
ve onlar ki bir nice mürtede hançer üşürürler
ve yeşil bir ağaç gibi gülen
ve merasimsiz ağlayan
ve ana avrat küfreden ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

demir,
kömür
ve şeker
ve kırmızı bakır
ve mensucat
ve sevda ve zülüm ve hayat
ve bilcümle sanayi kollarının
ve gökyüzü
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.

en bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
aslında onlar yendi, onlar yenildi.
çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için:
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi...

June 06, 2008

Beat Union
Disconnected
2008

download

Böyle oynak albümler paylaşmıyorum pek değil mi? Beat Union, Warped Tour 2008'in İngiltere kontenjanını dolduran isimlerden. Grup logosundaki The Who etkileşimine, sözlerdeki yavanlığa, gitardaki civelekliğe dikkat.

June 04, 2008

Algernon Cadwallader
Some Kind of Cadwallader
2008

download

June 02, 2008

Jimi Hendrix'in All Along The Watchtower yorumunu ortaokul yıllarımda dinleyip büyülendiğimi hatırlıyorum, hayal meyal. Takip eden senelerde müziğin kahramanlarına anlaşılabilir dozda bir punk antipatisi geliştirdiğimden olacak, senelerdir dinlemiyordum bu şarkıyı. Esasen bu antipati yalnızca Hendrix gibi gitar kahramanlarına yönelmiş değildi; Tom Waits, Nick Cave, Leonard Cohen üçlüsünde billurlaşan 'seksi serseri' tiplemesinden kökünü alan yaygın bir 'yalnız adam/kadın' düşmanlığıydı daha çok. Bu sabah düştü aklıma bu şarkı; bir Hendrix plağı vardır bende, koydum pikaba, dinledim. Offf, beynim uçtu; tıpkı on sene önce olduğu gibi.. Uğuldayan rüzgarın, kopan toz fırtınasının içinde cazıdayan bir şarkı bu. Sesine, bir kaç sene sonra tekrar kulak vereceğim.

May 31, 2008

PMFS, In Between, Candy Sniper, Since Yesterday
4-Way SPLIT EP
2004

download


Çıkacağı haberini aldığım günü hatırlıyorum; oldukça şaşırmış ve sevinmiştim. Dört sene geçmiş. Geçen süre zarfında PMFS dağıldı, In Between noise'a uçtu, Since Yesterday ise bir albüm bastı.

May 30, 2008

Fatsa Çocuk ve Gençlik Korosu
1979-1980 ODTÜ Şenlikleri
1980

download

Meşhur Fatsa korosunun meşhur kaydı. Tanıdığınızda yoksa, internet üzerinde bu kaydı bulmak zor olabiliyor. Bu nedenle koyuyorum blogumuza. Bir sonraki adım: Timur Selçuk'un ODTÜ konseri.

May 28, 2008

Scream
Still Screaming

1982

download

Amerika. Yaz. 1981.

Orta öğretim yıllarımın kalp çalan albümü The Colour and the Shape'i Foo Fighters ile kaydeden Franz Stahl, DC kurtlarının bu ilk albümünde gitar çalıyor -Scream'e yabancıysanız grubu şuradan tanıyacaksınız: İki albümlerinde Dave Grohl davulların başındaydı. Ian Mackaye'ın ilk prodüktörlük denemelerinden olan bu sivri köşeli albümü severim.
Kids Explode, Shokei
Split EP
2008

download

İki Alman grubun bu sene içinde Narshardaa'dan çıkardığı split 7'' geçtiğimiz günlerde elime ulaştı. Daha önce bir Kids Explode kaydını sizle paylaşmıştım; bu da ikincisi olsun.

May 22, 2008

Righteous Jams
Rage of Discipline
2004

download

Boston'ın straight edge geleneğinden Righteous Jams'in iki albümünden ilki, old school ve güzel olanı. Green Eyes, albümün çıktığı sene en çok dinlediğim şarkılardan biri olmuştu.

~Hazır bir Boston HC albümü paylaşmışken, şu meseleyi de gündeme getireyim: Yalan söyleyemeyeceğim; her ne kadar Amerika'nın hardcore geleneğini sahiplenerek müzik yapan grupların büyükçe bir kısmı vücut çalışan, maço-Amerikacı ve zekası pek de parlak olmayan tiplerden bir araya geliyorsa da, ne yapayım, seviyorum bu müziği. Çok kişinin seviyor olmaktan hafif bir suçluluk duyduğu şeyler vardır; kiminin Britney Spears, bazısının çikolata. Benimse -ilk neslini tenzih ederim-, Amerikan hardcore'udur.

May 21, 2008

Knapsack
This Conversation Is Ending Starting Right Now
1998

download

Denize karşı bira içmiştim ve yalnızdım. Oraya buraya saçılmış son düşünce kırıntılarını da süpürdükten sonra kıvrıldım sahile. Kulağımda bu albüm vardı.

April 19, 2008

Pygmy Lush
Bitter River
2007

download

Şarkılar ve albümlerin doğurduğu hissiyatı imgelerle betimlemeye çalıştığımda kurmak durumunda kaldığım bağlantıların tamamının; düşünce ve hayal evrenimin beslendiği, birebir tecrübe edilerek görsel hafızama kazınmış resimler ile bir düşünsel inşa düzeyinde kalan Batı dünyası merkezli kültürel girdiler kaynaklı olması şaşılacak bir durum değil -ancak bu evreni besleyen damarlar söz konusu olduğunda bir içerik değişimi yaşanmasının yakan gerekliliğini, daha önce hiç bir zaman olmadığı kadar şiddetli hissediyorum.

Bugün sizi tanıştırmayı düşündüğüm grubun Amerikan halk müziği ile screamo etkileşimli müziği tenimi yakıyor bir kaç haftadır. Günün aydınlığını, beynimi delip geçen punk rock'a ayırdım; gecelerime ise Pygmy Lush geliyor, ağır ağır. Hasta olduğun vakit, hassaslaşır ya vücudunun her noktası, olanca gücüyle hissedersin derinin üzerine uygulanan en ufak baskıyı dahi. Pygmy Lush, beynimi hissettiriyor bana.

Bunun neye benzer bir his olduğunu sana anlatmaya kalksam; hayaletli tepelerden girerim konuya, yaşadığım apartman dairesinin soluk sonbahar manzarasından çıkarım. Belki araya Amerikan filmlerinden bir sahne sıkıştırırım. Batı'nın 'Vahşi' günlerinden yadigar bir hayalet kasabanın ortasında rüzgarla savrulan saman topakları gelir aklıma. Viskiye sarılmış halde bir köşeye sinmiş, köşenin karanlığında sızmış ayyaşlar..

Bu resimlerle anlatmak istemezdim Pygmy Lush'ın müziğini. Beni rahatsız ediyorlar. Neden istemediğimi ve rahatsız ettiklerini ise, rica ediyorum, ikimiz de biraz düşünelim..

April 18, 2008

...with a golden heart, comes a rebel fist.



April 16, 2008

Shh... This Is A Library
S/T
2007

download

Owen'ın tıpkısı bir uyku müziği. Brent ismindeki çocuk uğraşmış, 50 kopya hazırlamış -hepsinin kapağı farklı resmedilmiş. Fonda, başlangıçtan sona değin kendini tekrar eden ton, albümü rüyakar yapıyor. Sunrise Highway net bir şarkı. İyi dinlemeler.

April 14, 2008

Pop Unknown
If Arsenic Fails, Try Algebra
1999

download

Bugün aşık değilim ama 'If Arsenic Fails...'in anlattıkları, tıpkı seneler önce, aşık olduğum o gün olduğu gibi, bugün de deldi böğrümü.

March 15, 2008

In Flight Radio
The Sound Inside
2008

download


Korkunç rüyalara uyandım bu sabah. Henüz varamadığım menzillerin yolunda yoruldum bu sabah. Ben de -tıpkı senin olduğun gibi, koşullarımın insanıyım. Mola vermeye ihtiyacım var. Kendime yalan söylemeliyim bu sabah; kandırmalıyım kendimi. In Flight Radio'nun bir kaç hafta sonra piyasaya çıkacak şu albümünü dinliyorum şu cümleleri yazarken. Radyo-dostu, Coldplay damarından müzik yapıp suya sabuna dokunmayan şarkı sözleri yazmışlar. Gerçekliği büken merceklere çevirmem gözlerimi -gerçekten ihtiyacım olmadığınca. Bu sabahsa bu ihtiyacı derinden hissediyorum.

March 13, 2008

Supine To Sit
Break Out Your Indicator
2004

download

Pedro The Lion, Sleepytime Trio gibi iki muhteşem grup var STS'nin geçmişinde. Lovitt bünyesinde bastılar ilk ve son albümlerini. Math Rock dediğime bakmayın; sadece math etkili bir ses yarattıklarını belirtmek istedim. Yoksa dinlenmesi korkunç zor değil. Pop kolaylığı var işin içinde. Drew Ringo'nun dost sesi de cabası.

March 02, 2008

Operatic
Killing Us Is Easy
2006

download

Yine San Diego'dan, sevdiğim bir grup olan Controlling The Famous ile beraber çıkardıkları 2005 split'i sayesinde müşerref olmuştuk. Basılmış tek işleri bu; 7 şarkılık bir EP. Çok az biliniyorlar; şu an sahip oldukları yarım yamalak ünün neredeyse tamamı ise, Interested In Madness isimli şarkılarının Tony Hawk'ın oyununda kullanılmış olmasından geliyor.

Raspalanmış vokaller ve sert davul darbeleriyle hücum eden bir müzik. Bolca dur-kalk kullanarak saldıran İngiliz bağımsız rock'ıyla karıştırmayalım. Operatic'in müziği dolu ve yoğun. İki sene önce çok dinlediğim bir EP'ydi; bu gece hatırlattı kendini bana.

February 28, 2008

The Rebel Spell
Expression In Laymen's Terms
2003

download

Vancouver/Kanada'dan basit punk. Son EP ve albümlerini G7 Welcoming Committee bastı (bu vasıtayla tanıştık). Konu ettikleri meseleleri yazmışlar; değişik bir şey yok: Dünyanın kapitalizm, savaş, ırkçılık, din, cinsiyetçilik, homofobi, tüketimcilik, küreselleşme, insan ve hayvan hakları ihlalleri, milliyetçilik ve tiranlık ile yok ediliyor olması. Kuzey ve batının kara ve kızıl tonları bir vakitten sonra can sıkıyor -o ana kadar dinlenesi.
Radio Flyer
In Their Strange White Armour
1995

download

Oldukça az bilinen, DC-sesli bir Chicago kaydı, In Their Strange White Armour. Hoover ve Gauge elemanlarının hafta başında bir araya gelmesi, altı günlük bir şarkı yazma periyodu, tek bir konser, ertesi gün albümün kaydı ve son. Bütünlüğe sahip bir müzik eserinin parçalarının birleşme süreci daha ne kadar güzel olabilirdi? 312 ve 6 Year Ballet enfes şarkılar. Yumuşak ve ağır bir dokunuşla paramparça eden bir albüm.
I Create Soundscapes
EP
2008

download

İstanbul'un Asya tarafından bir ev kaydı. Bir çeşit tül perde de diyebiliriz buna. Bu manzaralar alıcısında çağrışımlar uyandırmaya alabildiğine müsait. Oyun oynayan çocukların sarı filtreyle kırılan görüntüsü, takırdayarak dönen çarkların yankısı, anneannenin helvası. I Create Soundscapes'in EP'sindeki şarkılar takip edilmesi zor biçim düzenleri izliyor.

February 23, 2008

Time Spent Driving
Just Enough Bright
2002

download

Geçtiğimiz sene, koca beş yılın ardından Lorelei'dan ikinci albümleri olan I'm Your Stab In The Back'i çıkardılar -yedi yeni şarkı, eski demolar. SDRE, Benton Falls benzeri hoş bir gruptur bu. Bu ilk albümleri ise bir kaç yıl önce bolca dinlediğim bir kayıttı. Klasik bir Deep Elm ekibi gibi müzik yapıyorlar.

February 20, 2008

Türkiye'deki ekolojist hareketi uzaktan da olsa takip etmeye çalışıyorum. Greenpeace, TEMA, Yeşiller Hareketi gibi ulusal çaptaki örgütlenmelerin tamamının, ekolojik krizi, egemen piyasa rasyoneline ve bu rasyonelin sunduğu genel çerçevelere sadık kalarak aşma rüyasını paylaştıklarını üzülerek seyrediyor, kaygıyla gözlemliyorum. Yerel ölçekteki ekolojist muhalefet platformlarıyla ilgili ise fazla bir bilgim olduğunu söyleyemeyeceğim ancak yakın çevremdeki oluşumların tamamının, doğa ile ilgili meselelere dar bir sivil toplumculuk perspektifinden baktıklarının farkındayım.

İnsanın; doğayla, emeği ve emeğinin ürünü dolayımı ile kurduğu çift yönlü ilişkiyi kopararak, yerine, ikilikler üzerine inşa edilmiş, yayılmacı ve hakimiyet altına alıcı bir rasyonel getiren kapitalizmin aşılması ile mevcut ekolojik krizin çözülüvereceğini düşünenlerden değilim. Zira kapitalizmin, doğa karşısında almış olduğu fetihçi ve hükmedici tavrın, devlet sosyalizmine eklemlenmemesi için hiç bir neden yoktur. Kolayca görülebileceği gibi, yirminci yüzyılın sosyalist devlet/toplum deneylerinin doğa ile kurmuş olduğu sakat ilişki, geriye unutulmaması gereken bir miras ve ekosistem üzerinde müthiş bir tahribat bırakmıştır.

Bu noktada teknolojist eğilimler, tüketim kültürü, "üretici güçlerin gelişimi" ile ilgili ilerlemeci çerçeve ile geniş ve çok boyutlu bir hesaplaşmaya girmek elzem görünüyor.

February 18, 2008

Bruhs & Sisters,
I'm moving my house.
So I got a little bit of moving action to take care of.
The blog'll be back sometime at the end of this week.

Canlar,
Ev taşımakla meşgulüm.
Getir götür, sırta yüklen, sırttan indir işleriyle uğraşıyorum.
Haftanın sonuna doğru blog tekrar aktif hale gelecek.


**İstanbul'da kar var,
Bulunduğum yerde, dizlerime kadar.
Gözlerim kamaşıyor.
Kulağımda Carissa's Wierd.
Nasıl bir yürek ağrısı, anlatamam**

February 13, 2008

Haram
s/t
2006


Arkadaşlar, ben Lovitt Records'ı severim. Arlington/VA merkezli bu bağımsız şirketin nöbet cetvelindeki isimlerin güzelliğine bir bakalım: Milemarker, Sleepytime Trio, The Grey, Ben Davis, Bughummer, Maximilian Colby, Pinebender, Glös... Ne kadar göz kamaştırıcı olmaktan uzak ve yakın görünüyorlar değil mi? Haram da bu listenin üyelerinden biri; bayılırım. Muhteşem bir albüme imza attılar geride bıraktığımız yıl: Drescher. Ben bunu değil; ilk albümleri olan s/t'ı sizle paylaşmak istedim -bir giriş yapma niyetiyle.

Ahenksizlik yaratan öğelerin mükemmel uyumu dikkatinizi çekecektir bu kayıtta. Bir de kapanış şarkılarına dikkat; Clean Sweep ve Scar Chest. Size de öyle gelecek mi bilmiyorum fakat ben Haram'la bu albüm vasıtasıyla tanıştığım ilk zamanlarda grubun sesini müthiş biçimde Rocket From The Crypt'e benzetmiştim. Herneyse, dağınığım bu aralar yazılarımda, kusuruma bakmayasınız. Ben bu albümü dinledikçe kanıyorum arkadaşlar; derinde ve ulaşamadığım bir yerden. Hissedip göremediğim bir doku yarılıyor içimde. Çok etkiliyor beni.

February 10, 2008

Suffocate For Fuck Sake
s/t EP
2006

download

Verdiğim on günlük aranın perdesini dertlere deva, yürek yaralarına şifa bir EP ile kapatıyorum bugün. Sönmeye meyleden ateşi kor halde tutan bir kayıt: İhtiyacım olan aileden. İsimlerini yanlış yazmışlar -bilerek mi acaba? Kara kara ormanlarda yolunu kaybettim, yosunlardan yönümü tayin ettim; kulaklarımda bu şarkılar çalıyordu. Kasaba meydanında taşladılar beni; bu şarkıların hatırası yekvücut tuttu. Dostlarım da bunları dinlesin istedim ki, kalplerimiz tek, zihnimiz ferah olsun. İzini kaybettiğimiz patikaları bir daha bulamayabiliriz: Biz bir olduktan sonra, yeni patikaları tırnaklarımızla kazıyarak açarız.

---
Kuzey Avrupa'nın sıkıcı şehirlerinde turlarken, tren yolculuklarımda bana tek bir albüm eşlik etti: Lawrence Arms'ın The Greatest Story...'si. Elimde Sabahattin Ali öyküleri ve Anayurt Oteli vardı, aklımdaysa bu albümün ithaf edildiği Usta ile Margarita. Kitabı okuduğum yıl bu albümden haberim yoktu. Albümü ilk dinlediğim zaman ise kitabın ayrıntıları bulanıklaşmaya çoktan başlamıştı. Albümü kavramayı iş edinsem, kitabı şu ara bir daha okumak faydalı olabilirdi fakat ikinci cilt zor katlanılır cinstendi -olacak iş değil. Bu arada tatilim sırasında Des Ark ve The Puddle Parade'i izleme amacındaydım fakat konser gecesi erkenden uyuyakaldım. Rezervde tuttuğum bir konseri izleme fırsatım oldu bunun yerine. Captain...Your Ship Is Sinking ile Suvorov çaldı. Suvorov'u dinlememiştim; stoner ile hardcore'un zor ve güzel bir karışımıydı. Bir ara paylaşırım.
Pek yavan bir yazı oldu; yorgunluğuma verin..

January 28, 2008

The Action Design
Into A Sound EP
2007

download

Tsunami Bomb'un Agent M'i Emily Whitehurst ve grup arkadaşı Matt Mckenzie'nin TB sonrası yeni grupları The Action Design. Esasen bu EP'de yeralan şarkıları (biri dışında -Eyes On Me), iki bin altıda kaydetmişler, self-release etmişlerdi; sevmiştim. Bu EP ise, aynı şarkıların gereksiz biçimde cilalanmış ve Popsmear tarafından basılmış versiyonları. Efektlerde sağlıklı doz aşılmış. Ben M'in sesini çok severim; sırf bu, boktan bir kayıdı katlanılabilir kılar. Into A Sound, iki şarkı haricinde yavan -şarkı sözleri ise M tarzı olarak adlandırabileceğimiz cinsten: içten, basit, gizlisi saklısı yok.
The Cape May
Glass Mountain Roads
2006

download

Selam Berna; bu albüm senin için. Kalp sıkıştırıcı şarkı sözleri ve kuvvetli alçalıp yükselmelerle birlikte Steve Albini'nin sağlam işlerinden biri daha. Güneşin yüzünü göstermediği şu güzel İstanbul kışında değer kazanan şarkılar var bu albümde. Yazın çekilmeyecek ölçüde karanlık ve ağır. Vaktiniz varken dinleyin derim; önümüz bahar.

January 25, 2008

Jawbox
For Your Own Special Sweetheart
1994

download

Bu albüm tüm sevenler ve Burcu için geliyor. Jawbox, DC merkezli çemberin çıkartmış olduğu en ilham verici ekiplerden biri olagelmiştir. 1990'lı yılların hardcore-sonrası ilk dalga emo ve Amerikan bağımsız rock müziğinin bazı belirleyici seslerinin üreticisidir J Robbins ve arkadaşları. For Your Own Special Sweetheart ise, grubun Dischord'dan ayrılıp Atlantic'e geçtikten sonra çıkardıkları ilk işi ve benim Grippe ile beraber en çok dinlediğim albümü. 90'ların sonuna rastgelen pek çok albümü derinden etkilediğini düşündüğüm bir ürün.

J Robbins'in çaldığı her grubu severim; kendisini keşfetmemi sağlayan da bu albüm olmuştu. Burning Airlines, Channels ve son olarak da Articles of Faith'in Vic Bondi'si ile birlikte yarattığı Report Suspicious Activity: Hepsi destansı gruplar. Hissettiğim zaman, bu grupların işlerini de eklerim blogumuza.

Bu arada, önümüzdeki günlerde bir yurtdışı seyahatine çıkıyorum; blog 8 Şubat'a kadar inaktif olacaktır -bilginize. Des Ark, The Puddle Parade, Aesop Rock, Reel Big Fish, Streetlight Manifesto beşlisinden en az birini görmeyi planlıyorum bu yolculuk süresince. Konserler ile ilgili ayrıntıları da dönünce bilahare aktarırım.

January 22, 2008

Take Down Your Art
Vox Populi Capax Infiniti
2005


Çok mu yamuk bir direkt çeviri olacak bilmiyorum ancak, sanıyorum ki, bu 7''in adı 'Halkın Sesinin Sınırları Yoktur' benzeri bir şey. Newark/DE'li Take Down Your Art bir kaç split, bir yedi inç ve bir de demo çıkararak başka projelere evrilmiş bir grup. Enerjik bir kayıt bu.

January 21, 2008

The Coma Recovery
Drown That Holy End In Wine
2006

download


İki bin altının ikinci yarısı bu albümle geçti. Bağırsak deşen cinsten bir yavaşlıkla yüreğimi kanırtan Drown That Holy End In Wine, internete düşmesinin üzerinden azımsanmayacak bir zaman geçmesine rağmen kulaklarımda paslanmadı; dinledim durdum. O senenin, tecrübe ettiğim en güçlü albümlerinden biriydi. Muhtelif yerlerde okumuş olduğum albüm eleştirilerinde The Coma Recovery'i City of Caterpillar'a benzetmişler: yerinde bir tespit. Tırtıllardan haz ediyor ve bu arkadaşların isimlerini henüz duymamış iseniz tavsiye ediyorum kendilerini.

January 18, 2008

Squirrel Bait
s/t
1985

download

Yüzlerce benzerinin arasından kulağıma ulaşan en içten albümlerden biriydi bu. 80'lerin Amerikan Hardcore-sonrası yeraltı müziğinin köşe taşı gruplarından biri Squirrel Bait'in kaydedilmiş ilk işi. 17 yaşında bir çocuk nasıl böylesine içten çığlıklar atabilir; veletlerden mütevellit bir grup nasıl olur da turlar koca devlet-i aliyyeyi? Squirrel Bait'in sesi için grunge bile diyebilirsiniz -düşünün bir kez, sene 1985. Hayatımın şarkılarından biri olan Hammering So Hard'ı armağan ediyorum siz dostlarıma.
Car Vs. Driver
Deja Grateful
1994

download

90'ların ikinci yarısı ile birlikte sönümlenen ilk dalga emo'nun punk ile yoğun dirsek teması içindeki gruplarından biri Car Vs. Driver. Deja Grateful albümleri, Braid/SDRE etrafında şekillenen bu ilk 90'lar dalgasının sevdiğim örneklerinden biri. Aynı albüm, üniversite yıllarımın ilkinde, bana uzunca bir süre eşlik etmişti.

January 14, 2008

Marginal Man
Double Image
1985

download

DC Hardcore'un gülü. Marginal Man'i farketmem 2004'e tekabül ediyor. Ufacık ve tozlu bir plak dükkanından kapmıştım bu albümün ikinci el bir kopyasını. Marginal Man'in ikinci, Dischord'dan basılmayan ve en beğendiğim albümü. Grubu bileniniz vardır, bilmeyeniniz: İstedim ki, baştan sona boş şarkısı olmayan bu albümü dinlerken sizin de içinizdeki plakalar sarsılsın, yerler yarılsın.

January 11, 2008

Baader Brains
The Complete Unfinished Works Of The Young Tigers
2008

download

Baader Brains'in yürek çarpıntısı ile beklenen ilk kaydı, ripleyenler sağolsun, elimde. İki muhteşem stüdyo albümü yeni yüzyılın gündoğumuna tanıklık eden isyan klanı Please Inform The Captain This Is A Hijack'in devamı niteliğindeki, isim oyunlu Baader Beyinler tahmin etmiş olduğum gibi, ortaya deli bir iş koymuşlar. İki hafta kadar önce, Gilman'da* verdikleri konsere Beastie'lerin Supergalactic videosundakine benzer kıyafetler ve gerilla maske/bandanalarıyla çıkan grup yine dağıtmış ortalığı. Sınırlı sayıda basılan renkli plaklarının arka yüzünde Andreas Baader'in bıyıklı pozu var. Plakla birlikte dağıtılan "The Unconventional Warfare Survival Handbook" da cabası. Mike Kirsch'e PITCTIAH-sonrası dönemde verdiği ara yaramış gibi görünüyor. Politikasının kimi yüzeylerini törpüleyerek sivriltmiş.

*924 Gilman Street kolektifinin yirmi iki senelik varlığı; müziğin, toplumsal değişimin yalnızca fon gürültüsü olmakla kalmayıp bu değişimi biçimlendiren unsurlardan biri olacağına dair umudu ayakta tutmaya devam ediyor.

January 07, 2008

End Of A Year
Sincerely
2006

download

Koca bir yılın sonu, çirkin bir yılın aralanan kapısı. Mümkün olan en fena sayı kombinasyonu olmalı 2008. Ne kadar da tombul, iddialı. Dünya, hele böyle bir yıl, yaşamak için daha zor bir yer.

İki bin altı diyor bu albümün çıkış tarihi için; o kadar oldu mu gerçekten? Çılgınlar gibi dinlediğimi hatırlıyorum -iki bin altının ikinci yarısı olmalı. Havalar kapalıydı çünkü. Bu albümü sıcak ve bunaltan günlerde dinlediğimi anımsamıyorum. 1985'in ortası, Dischord tayfasının eksenine oturduğu Revolution Summer dönüşümünün gerçekleştiği zamandı: Embrace ve Moss Icon'ın doğuşu, DC Hardcore sahnesinin kayalaşmış yüzeyine enjekte edilen gençlik iksiri. Öf laflara bak. İşte End Of A Year, artık anakroni mi yoksa ölüseviciliği mi dersiniz bilemiyorum ama dün, seksen beşin seslerini yaratmak için bir araya gelmiş üyelerin kolektifi. Bugün o sesleri yaratıyorlar. Bundan bir kaç ay önce Almanya'dan Kids Explode ile çıkardıkları split'i paylaşmış; EOAY'ın diğer kayıtlarını paylaşacağımı söylemiştim. İlk halka bu.
Suicide
The First Album
1977

downlaod

Blog vasıtasıyla paylaştığım en meşhur albüm bu olsa gerek. New York punkı'nı keşfetmeye başladığım lise yıllarımda; Pere Ubu, Television ve Johnny Thunders'ınkiler ile birlikte kulağımdan ayırmadığım bir albümdü Suicide'ın bu isimsiz ilk kaydı. Üzerine 'punk peygamberi' yaftası iliştirildiğinden mütevellit anlattıkları ilgiyle takip edilen DC'li dostumuz Ian Mackaye, dinlediğim bir podcast röportajında, Suicide'ı tanımlarken biraz da Roll dergisi ağzıyla, "yapılabilecek en punk işlerden biri" demişti. Aşık Veysel'e de punk diyerek, kullanıyor olduğu sıfatı zamansız ve mekansızlaştıran böylesi tanımları, en yumuşak tabirle, yakışıksız buluyorum.
Aslında, önüne eklenen zaman imleri içiçe geçtikçe, tanım çabalarını anlamsızlaştıran bir mesele, punk -cümle alemin ısrarla proto-punk diye isimlendirdiği Pere Ubu'nun The Modern Dance'ı ile post-punk'larının kutsal albümü Wire'ın Pink Flag'inin aynı tarihlerde basılmasına ne demeli? Suicide'ın bu albümü, kaydedildiği yılın ve şehrin punk dünyasıyla ortaklıklar barındırıyor. Deli bir albüm; Alan Vega zaten deli, ama işitsel manada punk değil. Synth-pop diyebilirsiniz. Bir kaç güne kadar, yine ünlü konser kayıtları 23 Minutes Over Brussels ile bir bendeki güzel bir videolarını yüklerim. Dinlemediyseniz bu albümü, bir kez dinlemenizi isterdim. Kendisini "müzik kritiği" olarak adlandırmakta beis görmeyen havalı insanlar sizden bekliyor, 'en iyi 500 albüm' listesine giriyor diye değil. Müzik bir kültür faaliyeti değildir en nihayetinde. Dinleyin isterdim; yalnızca Vega'nın sesinden ürperirsiniz belki diye.
...Of Sinking Ships
s/t
2006

download

İçimi buran on dakikalık post-rock işkencelerinden sonra bunların işi tadında bırakan şarkıları ilaç gibi geldi. Bu, Hopesfall'dan Chad'ın, vermeyi vaad ettiklerini sunan mütevazı projesi ve her enstrümanı kendisi tarafından çalınan, bir ilk albüm. Halden anlayan gitar ve sağlam ritmler; fiyord sabahları hissi. Müziğin bu, sıkıcı örnekleriyle adım başı karşılaşabileceğim türünü Norveçli balıkçılar için yaratmışlar diye düşünüyorum.

January 02, 2008

Au Revoir Borealis
Tienken
2000

download

Belçikalı olduklarına inandırmıştım kendimi; Detroit/ABD'li çıktılar. Tienken'den sonra yeni bir kayıtlarına ulaşabilmeyi ümit ederek bekliyorum uzunca süredir. Görünüşe göre son yedi senedir elle tutulur pek bir faaliyetleri yoktu. Ümitsizlik içinde myspace ve resmi sitelerini taciz ediyordum ki; bir kaç hafta önce yayınladıkları update'te yeni albümü mix'lediklerini muştuladılar. Stephenie McWalters'ın tül sesinden, grubun zengin efekt yelpazesinden faydalanın istedim; bir kaç senedir boktan zamanlarıma fon şarkısı olan Blissfield'ı barındıran bu albümü upload ettim. PEK BİR AMBIENT!
Logs
Demo Tape
2007

download


Olympia/WA'lı, üç kişiden mürekkep skrikocu oğlanların bu ilk kayıtları, senenin en hoşuma giden işlerinden biri oldu. Ocak ayında bir araya gelip, şubatın ortasına doğru bitirmişler bu dört şarkıyı. The Kidcrash'le turlamışlar geride bıraktığımız aylarda. Sesler çok olgun; bir deneyin istedim -demonun kapağındaki tembelhayvana dikkat.

December 31, 2007

State Route 522
Retrospective
2001

download

90'ların tam ortasına has ikinci dalga Emo sesleri yaratmış, sonrasında pek çok gruba hayat vermiş bir topluluk bu -Sharks Keep Moving, Minus The Bear. Menşei, Seattle; sahneleri, 95-97 Seattle Hardcore. The Cure'un Boys Don't Cry (US Versiyonu) albümünün açılışı "Jumping Someone Else's Train"in nefis bir coverı var albümün içinde. Uzun enstrümental geçişler, Seattle'dan geliyor olmakla Amerikan ortabatısına has emo arasında kalmışlığın verdiği grunge-sonrası havaları, müthiş vokaller, vasat şarkı sözleri. 2001'de basılmış bir geriye bakış toplaması bu; grubun kaydettiği bütün şarkıları içeriyor. Son iki senemi taçlandıran bir albüm.

December 25, 2007

This Is My Condition
EP

2007

download

Soulseek'te bir Amerikalı arkadaşım var; Lawrence/Kansas'tan. Şehirde üretilen müzikle yakından ilgileniyor, şehrin yeni seslerini slsk'te paylaşıyor. İki seneye yakın bir süredir bolca Lawrence-Kansas City müziği indiriyorum arkadaşımdan. This Is My Condition da aynı yöreden; bu sefer senin için geliyor Berk. Craig Comstock'un aynı anda davul/gitar çaldığı ve şarkı söylediği tek kişilik gürültü-CORE projesi. Tadın.
Zann
Three Years In The Desert

2006

download


Zeiss optiğin döllenme mekanı olan Almanya'nın Jena şehriyle ilgili bilgim, yörenin futbol takımı Carl Zeiss Jena ve yine bir başka Jenalı, Alman milliyetçiliğinin babalarından Fichte ile sınırlıydı. Gümbür gümbür, kaotik emo/hardcore grubu Zann da bu şehirden geliyormuş, güzel. Her yerde distorted gitarlar, tam gaz çığlıklar ve hardcore breakdown'ları. Kelime anlamıyla olmasa da, beynimi parçalara ayırdılar diyebilirim.
Sans Arc
When Eye Meets Eye
2007

download


Ambient müziğin ders çalışma dostu dünyasından bir dostu paylaşmak istiyorum sizle. Grup, kendi sesini The Appleseed Cast, Sigur Ros ve Slowdive arasında bir yere koyuyor; baya iddialı, baya çekici.

Sans Arc (Yay-sız demek oluyor), son haftalarda geleneksel liderlerinin Amerika ile önceki yüzyılda yapılmış barış antlaşmalarını tek taraflı olarak feshettiğini açıkladığı Kuzey Amerikalı Lakota yerlilerinin bir alt kolu. Mesele, uluslararası medya gündeminin kıyıdaki bir köşesini son günlerde işgal edince, isimlerini bu etno-kültürel topluluktan alan grubun bu sene kaydedilen ikinci uzunçalarını beraber dinleyelim istedim. Senenin kulağıma ulaşan en güzel işlerinden biriydi bu. Bol rüya dolu, olabildiğine uçucu bir albüm.

December 23, 2007

Des Ark
Loose Lips Sink Ships
2005

download

Ufukcuğum, canım naber? İstediğin albümü yükledim. Des Ark mahlaslı manitanın bu sene içerisinde en bir favori plak şirketim olan Lovitt Records'dan çıkan Ben Davis spliti'ni de kısmet olursa bir kaç güne koyacağım. Açıkçası çok da aman aman beğenmemiştim bu Loose Lips...'i. The Evens'ın akustik olmayanı diyelim. Bir davul + bir gitar = İşte senin kötü sonun/Bu bokta çömezsen bir an evvel korun.

December 21, 2007

Last Of The Believers
Paper Ships Under A Burning Bridge

2007

download

The Ghost Of A Thousand
This Is Where The Fight Begins

2007

download

Thieves And Assassins
Martyr Brigade
2007

download

HAAAARRRDCOOOREEE!! 2007'nin en beğendiğim, eşşek gibi anırtan üç hardcore kayıdını sunuyorum; afiyet olsun.


Hhmm, bakalım; The Ghost of a Thousand ile ilgili zamanında şunu yazmışım: Birleşik Krallık menşeili The Ghost of a Thousand, bu senenin en acayip albümlerinden birini yaptı. Şarkı sözlerinden fazla bir şey beklemek yersiz; zira baştan sona kavga, hırs, havadaki yumruklar, yepyeni bir güç, five punks motifleriyle bezenmiş bir albüm bu. Ama öylesine kaya gibi sert (ecnebiler ne der, solid) bir iş ki bu, düşmeyen ritmi, iki gitarı ve vokalinin gücüyle, grubu son bir kaç yılın en iyi hardcore ekiplerinden biri haline getirdi gözümde. Bir de Gallows var bunların hemşehrileri; onlar fazlasıyla gazlandı NME tarafından. Fakat onlar da fena değiller. P2P'lerde kolayca bulabilirsiniz Gallows'u.

Geçtiğimiz yıl çıkardıkları 7 inch'in ardından bu sene debut albümleriyle geldi Thieves and Assassins. New York'tan Bad Religion, Dag Nasty etkileşimli melodik hardkor; sert adam vokalleri.

Ignite basörü Brett ve Rise Against'ten bu sene ayrılan gitarist Chris'in üyesi oldukları bir nevi süpergrup Last of the Believers. Throwing Matches, benim için senenin şarkılarından biri oldu. Bu çıkış EP'leri gruptan çok şey beklememe yol açtı. Bir de albüm çıkarsınlar bakalım.

December 18, 2007

John K. Samson
Little Pictures
1995

download

Propagandhi'nün Todd öncesi basörü/The Weakerthans vokali-gitarı John Samson'ın iki stüdyo işinden biri Little Pictures. Aslında '93 çıkışlı ilk albümü Slips and Tangles'da da mevcut bu şarkılar; ancak sizle paylaştığım versiyonu, Slips...'ten iki sene sonra G7 Welcoming Committee Records sanatçılarından Painted Thin'le bir split kasete konanlar -uf baya karışık oldu sanırım. Neyse, bu Samson'u seviyorum, sesi çok yakın geliyor bana; yakın bir arkadaşım, eline gitarı alıp çalıyor, söylüyor gibi. 17 yaş heyecanı var seste. Bu küçük albümü seversiniz umarım küçük dostlarım.

December 16, 2007

Fire Team Charlie, Damezumari
Split LP
2007

download

Kids Explode, End Of A Year
Split EP
2007

download


Selam güzeller; bu haftasonu sizle bu seneden iki güzel split kayıt paylaşmak istiyorum.

"Damezumari is a term from the board game Go. It refers to a situation where a stone or group of stones, which you have played, is in a difficult position that is nearly impossible to salvage. It is usually translated as 'shortage of liberties.'"

Bu Damezumari/FTC split'i gerçek bir emo şöleni -yazdıktan sonra komik geldi, emo şöleni nedir ya? Herneyse, iki grubun vokalleri de şahane. Her iki grupla da Myspace'ten bir kaç mesajlaşmam oldu yakın zamanda; çok da içten, tatlı insanlara benziyorlar. Bir dergi de FTC'yi Four Hundred Years ve Frail'e benzetmiş, doğru demiş.

End Of A Year! Hmm, son bir kaç seneme damgasını vurmuş gruplardan biri bu. Revelation'dan çıkardıkları Sincerely albümü, Warm demotape'leri ile Disappear Here albümlerini önümüzdeki günlerde paylaşmayı düşünüyorum. Bu split vasıtası ile End Of A Year ile üstünkörü de olsa tanışmanızı istedim. Revolution Summer günlerinden kopup gelen sesleri üretiyorlar; dolayısıyla ilgi ve alakayı hakediyor New York'lu dostlar.

Kids Explode ise Freiburg/Baden-Württemberg dolaylarından bir grup. Shokei ile güzel bir split kayıtlarını dinlemiştim. Tatlı bir ritmleri var bu emocu oğlanların -A Crash, Literally resmen bir Maximo Park şarkısı gibi aslında. Gitar 1985 çiğliğinde olmasa yeni nesil bir indie rock grubu dersin. Shokei splitlerini de bir süre sonra yüklerim.

December 09, 2007